Bebek odası duvar kağıtları-arabalar
Bebek odası duvar kağıdı-Çizgi film kahramanları
Bebek odası duvar kağıtları-Bebek resimleri
Çalışan hamileler Nasıl Beslenmeli?
Çalışan anne adayları yeterli ve dengeli beslenmek için çok çaba göstermeliler. Amaç sadece bebeğin normal büyüme ve gelişmesini sağlamak değil aynı zamanda kendi sağlıklarını korumaktır.
Anne adayı yeterli beslenmezse, alması gereken besin gruplarını yetersiz alırsa;
-Kansızlık
-Diş çürüğü
-Kemiklerin yumuşaması, deformasyonu
yetersiz protein alımına bağlı vücutta aşırı su toplanması görülür. Ayrıca düşük doğum ağırlıklı ve erken doğan bebekler olmaktadır. Ayrıca bebeklerin beyin gelişimini tamamlamaması da görülebilmektedir.
Anne fazla beslenirse;
Doğum sorunlarına neden olur. Sezeryan, doğum yapma zorunluluğu veya doğum tarihinin gecikmesi gibi.
Eskilerin dediği iki kişilik beslenmelisin lafı miktar olarak değil ama besin öğelerinin gereksiniminin artması anlamında doğrudur.
Örneğin;
Protein ihtiyacı 45-50g /gün iken hamilelikte 60-70g/gün, kalsiyum 800mg/gün iken hamilelikte günde 1200mg, Demir 15mg/gün iken hamilelikte 30mg, C vit amini 60mg/gün iken hamilelikte 70 mg/gün gibi artışlar olmaktadır.
Hamilelikte annenin
-Enerji
-Protein
-Vitamin
-Mineral ihtiyacı artar.
Çalışan anne adayları zaman bulamadıkları için çok dengeli beslenememekte, bazen sadece boş enerji kaynağı olan içeriğinde yağ, şeker, tuz, oranı yüksek yiyeceklere yönelmektedirler. Oysa hamilelikle enerji sadece 300kcal artmaktadır.
Bisküvi, şekerleme, çikolata, hazır meyve suları kolay ulaşılabilen ama besin ögeleri yönünden dengeli olmayan yiyeceklerdir. Protein, vitamin, mineral ihtiyacı için daha dengeli beslenmek gerekir.
4 Temel Besin Grubu Var
1- Et,yumurta, kurubaklagilProtein, Demir, Çinko ve Cvitamininden zengindir.
Hamilelikte her gün 3 porsiyon kullanılmalıdır.
2- Süt,yoğurt, peynir
Kalsiyumdan zengindir.
Her gün 3 porsiyon kullanılmalıdır.
3- Ekmek, pirinç, bulgur, makarna yani tahıl grubu
Temel enerji kaynağıdır.
Her gün 4-6 dilim ekmek ve 1 porsiyon pilav veya bulgur veya makarna kullanılır.
4- Taze sebze ve meyveler
Vitamin ve minerallerden zengindir.
Her gün 5 porsiyon kullanılır.
Çalışan anne adayları;
kahvaltıda
1. gruptan yumurta
2. gruptan peynir
3. gruptan ekmek
4. gruptan meyve veya yeşillik veya meyve suyu veya domates seçebilir.
İşyerinde kahvaltı yapıyorsa poğaça, açma yerine evde hazırlayacakları peynirli sandviç veya peynirli tost olabilir. Yanında 1 meyve veya sandviç içinde yeşillikler olmalıdır.
Öğle yemeklerinde
1. gruptan et veya tavuk veya balık veya kurubaklagil yemeği
2. gruptan yoğurt veya ayran veya cacık veya sütlü tatlı
3. gruptan pilav veya makarna veya bulgur veya patates veya ekmek
4. gruptan sebze veya salata seçilebilir.Öğle yemeklerinde eksik olan grup akşam tamamlanır. Örneğin 2. grup yoksa gece süt içilir.
Akşam yemeklerinde
1. grup ve 4.gruptan etli veya tavuklu sebze
2. gruptan yoğurt
3. gruptan ekmek seçilir.
Çalışan anneler aralarda bisküvi, şekerleme, çikolata, kek yerine; süt, ayran, kuru meyve, taze meyve, peynirli sandviç, tost, taze sıkma meyve suyu gibi seçimler yapmalılar.
Lütfen dikkat
* Kansızlığa neden olduğundan yemeklerle birlikte çay içilmemelidir. Çay yemek yendikten 1-2 saat sonra açık ve limon eklenerek kullanılmalıdır. İçecek olarak ıhlamur, nane, papatya, kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.
* Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren diğer hazır besinler mümkün olduğu kadar yenmemelidir.
* D vitamini güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Çalışan anne adayları öğle tatillerinde dışarı çıkmaya, kısa yürüyüşler yapmaya çalışmalıdır.
* Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, ayran, limonata tercih edilmelidir.
* Pekmez kan yapıcıdır. Şeker yerine pekmez kullanılabilir.
* Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.
* Sebze ve meyveler iyice yıkanmalıdır.
alıntı
Zerrin Aydın
Beslenme ve Diyet Uzmanı
International Polikliniği Etiler
Hamilelikte besinlere dikkat
Hangi gıdalar bebek için gereklidir?
Protein: Gebelikte protein gereksinimi, kansızlık olmaması için artar. Protein az alınırsa demir eksikliği anemisi gelişip, düşüklere neden olabilir. Özellikle hayvansal kaynaklı protein alınmasına özen gösterilmelidir. Ancak; anne ideal kilosundan daha fazla bir kiloda hamile kaldı ise; yağ oranı düşük proteinli gıdalar tercih edilmelidir. Proteinli gıdaların pişirilme teknikleri de annenin kendisini iyi hissetmesi için önemlidir. Buğulama, haşlama, ızgara ve fırında pişirilenler tercih edilmeli, yağda kızartmalardan kaçınılmalıdır.
Protein İçeren Gıdalar: Kırmızı et
Tavuk eti
Hindi eti
Devekuşu eti
Balık
Yumurta
Peynir çeşitleri
Kurubaklagiller
Mantar
Vitaminler: Bütün vitaminler anne ve bebeği için gerekli olduğu gibi özellikle;
C vitamini: Proteinlerle birlikte alınırsa demir emilimini arttırır. Annenin hastalıklara karşı direncini yükseltir. Vücutta depolanan bir vitamin olmadığından meyva ve sebzeler aracılığı ile taze olarak alınmalıdır. Pişirme ve uzun süreli bekletmelerde ciddi kayba uğrar.
• Turunçgiller
• Lahana
• Çilek
• Domates
• Karnabahar
• Patates
• Kırmızı ve yeşilbiber iyi bir C vitamini kaynağıdırlar.
Folik asit: ‘Spina bifida’ yani sinir sistemi hastalığını önlemenin en etkili yoludur. Taze yeşil yapraklı sebzeler iyi bir folik asit kaynağıdırlar, vitamin kaybı olmaması için iyi yıkanmış çiğ sebzeler aracılığı ile ya da buharda az pişirme tekniği ile tüketilmelidir.
• Yeşil yapraklı sebzeler
• Fındık
• Yerfıstığı
• Karnıbahar
• Kepekli ekmek folik asit kaynağıdırlar.
Hurma: İçerdiği vitamin deposu nedeniyle gebeler için gerekli bir meyvedir. Özellikle doğuma yakın tüketilmesi içerdiği besinlerin; Oksitosin hormon salgısını arttırması nedeniyle doğumu kolaylaşmasını sağlar.
Yağlar:Tüketilen günlük enerjinin %30 unu oluşturan yağların;%10 unun doymuş yağlardan,%10 unun tekli doymamış yağlardan,%10 unun çoklu doymamış yağlardan alınması vücut için gereklidir.
Doymuş yağlar;et,süty,yumurta gibi gıdalardan da az yağlı bile olsalar alınmış olacağından ayrıca margarin ya da tereyağ tüketmeye gerek yoktur.
Karbonhidratlar :Vücudun temel enerji ihtiyacı karbonhidratlardan sağlanır..Yani ekmek –pilav-makarna tüketimine dikkat edilmeli,tüketilecek olan miktarlar diyetisyeniniz tarafından belirlenmelidir.Fazla kilolu hamilelerin saf karbonhidratlardan kaçınması gerekir.Kansızlık varsa, kepekli karbonhidratlardan kaçınılmalıdır.
Posalı (lifli) Gıdalar : Günde 40 gr lif tüketmek gebelikte kabızlık oluşumunu
engellediği gibi kansere karşı bariyer oluşturur.Taze sebze ve meyveler lif açısından zengindir.
Kalsiyum: Annenin kemik sağlığını koruması;bebeğin 8.hafta da başlayan diş ve kemiklerinin oluşması için kalsiyum gereksinimi önemlidir.İhtiyacınız ,normal ihtiyacınızızn iki katına çıkacağından tüketime özen gösterilmelidir.Kalsiyum içeren gıdalar
üt-yopurt-peynir-kefir dir.Yeşil yapraklı sebzelerde de az miktar da kalsiyum bulunur.
Su : Gebelikte kabızlığın önlenmesi ,sırt ağrılarının oluşmaması için su tüketimi çok önemlidir..Günlük su ihtiyacı ortalama 1,5-2 litre kadardır.
Şeker:Enerji ve tatlı ihtiyacı için sofra şekeri yerine pekmez,bal gibi besinlerden faydalanmak daha yararlıdır.Saf şeker hiçbir besleyici değeri olmayan enerji kaynağıdırlar.
Gebeler için önerilmeyen besinler:
• Katkı maddeleri içeren gıdalar
• Dondurulmuş yiyecekler
• Açıkta satılan gıdalar
• Açık süt-peynir ve çiğ etlerden yapılmış gıdalar
• Koyu çay, kahve, kakao. Son araştırmalar özellikle kahvenin erken doğum riski oluşturduğu yönündedir.
• Bitki çayları: Doktorunuz ve diyetisyeninize danışmadan tüketilmesi önerilmemektedir. Çayların içeriğindeki bazı etken maddeler sizi olumsuz etkileyebilir.
• Tuz: Vücutta aşırı tuz tüketimi ödem oluşmasına yani şişliğe neden olacağından böbrekleriniz zarar görüp sizi hastalandırabilir.
• Gazlı içecek ve meşrubatlar: Boş enerji kaynağı olup;annenin gereksiz kilo almasına neden olurlar.
• İyi yıkanmamış sebze ve meyvalar: Üzerlerinde kalabilecek kimyasal atıklar, bakterilerden dolayı zarar verebilirler
• İyi pişmemiş etler: Gıda Zehirlenmesine neden olabilir.
• Maydonoz: Fazla maydonoz tüketimi erken doğumu tetikleyebilir.
Zehra C. Akören
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi
Diyetisyeni
Bebek yemekleri
Yogurt
İçindekiler
100 cc süt
1 çay kaşığı yoğurt mayası
Yapılışı: Süt kaynatılır, 36-37 dereceye kadar (vücut ısısı) soğuması beklenir.1 çay kaşığı yoğurt (maya olarak) eklenir. Üstü örtülür, oda sıcaklığında kımıldatılmadan 3-4 saat bekletilir.
Muhallebi (4 ay-1 yaş arası)
İçindekiler
100 cc su (1 çay bardağı)
5 g pirinç unu (1 tatlı kaşığı)
3 ölçek formül mama
Yapılışı: Pirinç unu soğuk suda karıştırılarak pişirilir. Ocak söndürüldükten sonra 3 ölçek doktorunuzun önerdiği formül mama eklenir. Ilık kıvamda yedirilir.
Muhallebi (1 yaş ve üzeri)
İçindekiler
(1 porsiyon -100 cc) / 1 çay bardağı
100 cc süt
5 gr. pirinç unu (1 tatlı kaşığı)
5 gr. şeker (1 tatlı kaşığı)
Yapılışı: Soğuk süt temiz bir kaba konur. 1 tatlı kaşığı pirinç unu ilave edilerek ezilir, yavaş ateşte karıştırılarak pişirilir. Ocaktan indirdikten sonra şeker ilave edilir, ılık kıvamda bebeğe verilir.
Not: Kilolu bebeklerde şeker eklenmesi yapılmadan verilebilir. Kabızlığı olan bebeklerde 1 çay kaşığı sıvı yağ konulabilir.
Yoğurt Çorbası
2 su bardağı suyu kaynatın. Su kaynayınca içine 1 çorba kaşığı bulgur ya da pirinç atın. Bu arada ayrı bir kapta 2 çorba kaşığı yoğurt, 1 yumurta (eğer bebeğiniz 6 aydan küçükse yumurtasız hazırlayabilirsiniz) ve bir dolu tatlı kaşığı unu karıştırın. Bulgur piştikten sonra karışımın üzerine yavaş yavaş kaynar sudan ilave edin.Bu arada kesilmeyi önlemek için sürekli karıştırın. Sulandırdığınız karışımı tencereye boşaltıp kaynayana kadar karıştırın. Kaynadıktan hemen sonra ateşten alın. Üzerine kuru nane ve 2 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı ilave edin. Yaklaşık olarak 2 ya da 3 bebek porsiyonudur.
Sebze Püresi
1 havuç, 1 orta boy patates, bir miktar kabak, bir çorba kaşığı bulgur düdüklü tencereye konur. Yarım bardak su ilave edilir. Yaklaşık 10 dakika pişirilir. Sebzelerin vitamin değerlerinin kaybolmaması için düdüklü tencerede pişirin. Pişen sebzeleri tel süzgeçten geçirin. Bebeğiniz katı gıdaya yeni başlıyor olsa bile belenderdan geçirmeyin. Bu şekilde bebeğiniz taneli gıdaya daha çabuk alışır.
Sebze püresini plastik bardaklara porsiyonlar halinde doldurup derin dondurucuda 6 hafta saklayabilirsiniz. Bebeğinize yedirmeden önce 1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı ilave ediniz. Tuz eklemeyin. Sebze püresini mevsim sebzelerinden hazırlayabilirsiniz. Kabak yerine taze fasulye, brokoli, domates gibi sebzeler koyabilirsiniz.
Yoğurtlu Sebze Çorbası 2
Bebekler genelde yoğurt tadını çok severler. Onlara sebzeyi bu şekilde yedirebilirsiniz. 1 küçük boy patates, yarım kabak, 2-3 sap maydanoz veya ıspanak, 1 tatlı kaşığı pirinç düdüklü tencerede çok az su ile pişirilir. Ayrı bir yerde 1 kepçe yoğurt, 1 tatlı kaşığı un, yarım yumurta ( 6 aydan küçük bebek için yumurta ilave etmeyiniz) karıştırılır. Karışıma kaynar sebze suyu ilave edilerek karıştırılır. Sulandırılmış karışım diğer sebzelere eklenerek kaynatılır. Çorba koyulaşınca ateşten alınır. Üzerine istenirse kuru nane eklenir. 1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı ile servis edilir.
Pirinçli Mercimek Çorbası
Bebeğiniz mercimek çorbasını sevmiyorsa bu çorbayla ona kurubaklagil yedirmiş olursunuz. Küçük bir tencereye 2.5 bardak su , 1 çorba kaşığı kırmızı veya sarı mercimek, 1 çorba kaşığı pirinç, 1 tatlı kaşığı yağ ilave ederek pişirin. Pişen çorbaya 1 çay kaşığı tuzot ilave edin.
Yaşıtlarıyla uyumlumu
Hepimiz sosyal bir çevrenin içinde yaşıyoruz. Bu nedenle etrafımızdaki insanlar özellikle de günlük hayatımızı paylaştığımız, sıklıkla vakit geçirdiğimiz kişiler bizler için çok önemli. Bu kişilerle iyi ilişkilere sahip olmanın temelinde ise bireylerin karşılıklı olarak birbirlerini kabul etmesi yatar.
Çocuklar için de sosyal çevre çok önemli bir olgu. Hatta çocuklar için sosyal çevre yetişkinlere göre daha da önemli diyebiliriz. Çünkü çocuklar çevrelerinden öğrendikleriyle gelişimlerini destekler ve kişiliklerini şekillendirirler. Bu çerçevede özellikle arkadaşlar oldukça hassas bir öneme sahiptirler. Çocuğun sosyal çevresinde arkadaşlarıyla uyumu, onlardan gördüğü kabul çocuğun gelişimini, ruhsal durumunu ve davranışlarını belirler. Çocuklar arkadaşların kabul gördükçe kendi varlıklarını benimser ve özgüvenlerini geliştirirler.
Ancak bazen çocuklar akranlarından kabul görmekte zorlanabilirler ve sahip oldukları sosyal çevreye uyum sağlayamayabilirler, bunun sonucunda da arkadaşları tarafından dışlanıp izole edilebilirler. İşte bu sorunların önüne geçmek için neler şimdi biraz onları tartışalım...
Aileler ve öğretmenler ne yapabilirler?
Böyle bir durumda yetişkinlerin yapması gereken en önemli şey çocuğu dikkatlice gözlemek olmalıdır. Çocuğun ne zaman, hangi koşullar atında, neden ve kimlerle uyum sorunu yaşadığını anlamak çok önemli. Bu nedenle aileler ve öğretmenler iş birliği yapmalı, çocuğu olabilince farklı ortamlarda ve koşullarda gözlemeliler ve bu sorunu yaşadığı anları tespit etmeli, daha sonra da ortak bir çözüm bulmalıdırlar.
Stratejiler...
-Çocuğun akran uyumunu kolaylaştıracak, akranlarıyla kolay iletişim kurmasını sağlayacak sosyal becerileri olmayabilir. Çocuk etrafındaki insanlarla nasıl iletişim kuracağını bilemiyor, akranlarının duygularını anlayamıyor olabilir. Bu nedenle çocuğa sosyal becerilerini geliştirecek aktiviteler yaptırmalı, çocuğun diğer kişilerin duygularını ve ihtiyaçlarını anlaması için çalışmalar yapılmalıdır. Örneğin, çocuğunuz kardeşi olmadığını ve tek çocuk yetiştiğini düşünelim, böyle bir durumda çocuğunuzu oyuncaklarını arkadaşları ile paylaşmayı bilmiyor olabilir çünkü okuldan önceki hayatında yani ev ortamında oyuncaklarını paylaşmaya hiç gerek duymamış, dolayısıyla bu sosyal durumu daha önce hiç yaşamamış olabilir. Okul yaşamına başlayınca yepyeni bir sosyal olguyla karşılaşmış ve bu duruma adapte olmakta zorlanmış olabilir.
-Anne ve babalar çocuklarını anaokuluna başlamadan önce oyun gruplarına götürebilirler ve bu oyun gruplarında çocuklarının sosyal becerilerini geliştirmeye çalışabilirler. Çünkü okula başlamak, alıştığı ev hayatından kopmak da çocukların bir kısmında duygusal ve davranışsal sorun lar yaratabilir, bu sorunları akranlara yansıması sonucu çocuklar uyum problemi ile karşı karşıya gelebilirler. Bu nedenle çocuğa okul ortamını anlatmak ve bu ortama çocuğu hazırlamak için oyun grupları iyi bir çözüm olabilir.
-Bazen çocuklar akranları ile iletişimlerinde gerekli sosyal becerilere sahip olabilirler ancak kendilerini yeteri kadar özgüvenli hissetmeyebilirler. Böyle bir aileler ve öğretmenler çocuğun özgüvenini geliştirecek çalışmalar yapabilirler. Örneğin akran kabulu ile yapılan birçok araştırmada çocukların özgüven sağlamaları için önce kendi yaşıtlarıyla değil kendilerinden yaşça daha küçük çocuklarla sosyal ilişki kurmalarının çok faydalı olduğu tespit edilmiş. Çünkü çocuk kendinden daha küçük bir çocuğa karşı sorumluluk duyar ve onu anlamaya çalışır ve böylece kendi sosyal becerilerini geliştirir. Bu nedenle okul ortamında öğretmenler akran uyumu sorunu yaşayan çocukları kendilerinden yaşça daha küçük olan çocuklarla sosyal paylaşıma ve etkileşime sokabilir, onlar için çeşitli ortak oyun ve paylaşım alanları yaratabilir. Aynı şekilde aileler de benzer ortamlar yaratabilir, çocukları kardeşleri ya da yaşça küçük kuzenleri ve ya komşu çocukları ile bir araya getirebilirler.
Örgü bebekler
![]()
|
| Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı |
Bebeklerde kabızlık
Eğer bebek normal sıklığının dışında birkaç gün kaka yapamadıysa, sert ve yoğun, zaman zaman çakıl taşı gibi dışkılıyorsa, bunu yaparken acı çekiyorsa veya kakasında kanlı izler varsa kabız olmuş demektir. Kabızlık üç günden fazla sürmüşse ve dışkıda kan görülmüşse bebek mutlaka doktora götürülmelidir.
Yeni doğan bebeklerde kabızlık çok daha az görülür. Bebeğin kaka yaparken yüzünün kızarması normaldir, kabız olduğu anlamına gelmez. Genelde anne sütü alan bebekler daha sık kaka yaptıklarından kabızlık görülmez. İnek sütü alan bebekler ya da formül mama ile beslenen bebeklerde kabızlık görülme olasılığı daha fazladır.
Bebek anne sütü alıyorsa ve buna rağmen bebekte kabızlık yaşanıyorsa, anne diyetinde kabızlığı önleyici besinlere öncelik verilmelidir. Bebekler ve küçük çocuklar formül mama alıyorlarsa kabızlığı önleyici mamalar tercih edilmelidir. Eğer küçük bir bebekte yine de kabızlık meydana gelirse, büyük olasılıkla yetersiz beslemeden ileri gelmiş olabilir. Bu nedenle, bebeğe yeterli miktarlarda anne sütü ya da mama verilmesi özellikle önemlidir.
Kabızlık, kalınbağırsağın sonundaki kaslar sertleştiği ve kakanın normal geçişini önlediği zaman meydana gelir. Kaka bağırsakta ne kadar uzun süre kalırsa, o kadar sıkılaşıp kurur ve vücuttan atılması zorlaşır. Sertleşmiş kaka kalın barsağın son kısmından geçerken yırtılmalara ve çatlaklara neden olur. Bu da bebeklerde ve çocuklarda kasılmalara neden olur. Çocuklar, bu acıyı yaşamamak için kakayı tutmak isteyebilir ve dışkılama hissini bastırabilir. Bu da kakanın içerde daha çok kurumasına, büyük çap ve hacme ulaşmasına neden olur. Böylece kabızlık döngüsü başlamış olur.
Kabızlığın birçok nedeni vardır. Genelde beslenme alışkanlıklarından ve düzensizliklerinden dolayı olur. Bazı enfeksiyon hastalıkları, metabolik hastalıklar ve bazı ilaçlar da kabızlığa neden olabilir. Ek besinlere geçiş ve diş çıkarma da kabızlığa neden olabilecek etkenlerdir. Kabızlıkta en önemli durum yemek düzenidir. Çocuğun lifli gıdalar alması, bol sıvı tüketmesi, düzenli dışkılama amaçlı tuvalete gitmesini sağlamak alınacak önlemlerdir. Yanlış beslenmenin yanında, bebekteki ve çocuklardaki hareketsizlik de kabızlığa neden olabilir.
Bebeklerde ek gıdalara başlandığında; muz, patates ve pirinç lapası kabızlığa neden olabilir. Bu gıdalar daha aralıklı zamanlarda verilmelidir. Bebeğin beslenmesine daha fazla meyve ve sebze püresi eklenmelidir. Bebeğe, bir yaşına kadar inek sütü verilmemelidir. Sulandırılmış meyve suyu ve öğünler arasında kaynamış ılık su kabızlığı yumuşatabilir. Hazır mama kullanılıyorsa ölçüsünü doktor kontolünde tekrar gözden geçirilmeli ve içeriğinde prebiyotik lifler içeren mamalar tercih edilmelidir.
Ek besine geçmiş olan bebeklerde ve çocuklarda beslenme şekli; sebze, meyve, baklagiller, kepekli ekmek, yulaf gibi artık bırakan lifli yiyeceklerden zengin olmalıdır. Çocukların beslenme diyetinde özellikle; kuru erik, kayısı, kuru üzüm, bezelye, fasulye, brokoli, kabak, kepekli ve tahıllı ekmekler olmalıdır.
Sürekli kabızlığı olan çocuklar genelde, çabuk doyan iştahsız çocuklardır. Aynı zamanda bu çocuklar, ana öğünlerde yemek yemektense, aralarda abur cubur atıştırmayı severler. Böyle durumlarda bir beslenme uzmanı ile görüşmek faydalı olmaktadır. Kabızlığı tekrarlayan çocuklarda karın ağrıları, kramplar, bulantı, kusma görülebilmektedir.
Kabızlık sözkonusu olduğunda, doktora danışılmadan, bebeğe asla müshil, fitil ya da lavman uygulanmamalıdır. Kabızlık tedavisinde temel amaç; kalın bağırsağı ilk aşamada boşaltmak, sonrasında düzenli bağırsak alışkanlığını devam ettirebilmek ve kaka yapmayla alakalı olan ağrının ve korkunun ortadan kaldırılmasıdır. Ağrının ortadan kalkmasını sağlayacak durum ise, kakanın yumuşak kalması ve kalın olmamasıdır. Bunun için düzenli ve kontollü bir diyetin yanında tuvalette yeterli süre kalma alışkanlığının edinilmesidir. Tuvalet terbiyesini kazanmış çocuklar, kahvaltıdan ve akşam yemeğinden sonra 5-10 dakika süreyle tuvalette oturtulmalıdır.
Tedavi süresi çocuktan çocuğa değişiklik göstermektedir. Küçük çocukların büyük çocuklara göre daha uzun süreler tedavi edilmesi gerekilir. Ayrıca, kakanın uzun süre barsakta kalması, kalın bağırsağın genişlemesine neden olduğundan ameliyat da yapılabilmektedir.





















































