| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

BULUT PAYLAŞIM BEBEKLER

24 "beslenme" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"beslenme" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Çocuklarımızın beslenmelerine dikkat edelim

bebek_ Yaz ayları geldi. Bebeğinizle birlikte geçireceğiniz güzel bir tatil dönemi başladı. Ancak yaz aylarındaki sıcaklar hem bebekleri hem yetişkinleri olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Yaz ayları özellikle gastroenterit vakalarının çok fazla olduğu dönemlerdir. Siz de bebeğinizin beslenmesinde daha dikkatli davranarak onun bu dönemi sorunsuz olarak geçirmesini sağlayabilirsiniz.
Sıcaklıkların aşırı arttığı şu günlerde sıvı kaybı çok fazladır. Bu nedenle sıvı alımı desteklenmelidir. Ayrıca bebeğinizin enerji, protein, vitamin , mineral ve posa gereksinmelerinin de düzenli karşılanması gerekmektedir.

Bebeklerin bu aylarda 4-5 porsiyon tahıl, 4-5 porsiyon sebze-meyve, 3 porsiyon süt ve süt ürünleri , 2 porsiyon et, tavuk, balık grubu ürünleri almaları gerekmektedir.
Yaz aylarında bebek için hazırlanan besinlere daha fazla önem göstermeliyiz. Hazırlanan besinleri buzdolabında saklamalı, beklemiş-artık besinleri kesinlikle kullanmamalıyız. Et ve süt grubu ürünlerin bozulma riski daha fazladır. Dışarıda ise açık olarak satılan besinler hijyenik bir şekilde hazırlanmadıkları ve doğru muhafaza edilmedikleri takdirde bebeğiniz için güvenli değildir.
Bu aylarda bebeğinizi korumak için kapalı olarak satılan hazır kaşık ve kavanoz mamaları tercih edilebilir. Bu ürünler bebeğiniz için besleyici, güvenli ve pratiktir.
Kullandığınız su da çok önemlidir. Su pekçok mikroorganizmanın taşıyıcısıdır. Bebeğiniz için kapalı su kullanmalı veya musluk sularını mutlaka kaynatmalısınız. Ayrıca bebeğinizin çiğ olarak tükettiği sebze ve meyveleri iyi kalitede bir suyla yıkamalısınız.

Bebeğinizin beslenmesinde kullandığınız biberon, suluk, tabak vb gibi malzemelerden uygun olanları kaynatmalı, diğerlerini ise beslenme sonrası hemen temizlemeli ve iyice yıkamalısınız. Unutmayın artık gıdalarda sıcağın da etkisi ile mikroorganizmalar çok çabuk ürerler.

Çocuklarda görülen iştahsızlık birçok sebebe bağlı olabilir. Özelikle 8-9. aylardan okul çağına kadar uzunan dönemde anne-babaların en çok şikayet ettikleri konu çocuklarının `hiç birşey yemediği ve çok iştahsız olduğu` yönündedir. Uzmanlar bu soruyu yanıtlamakta oldukça zorlanmaktadırlar. Çünkü bu durumda verilebilecek kesin bir tavsiye yoktur.

Çocuklar her dönemde aynı büyüme hızını göstermezler.Çocuğun yeme isteği büyüme hızına ve kişisel durumuna göre belli dönemlerde değişebilir. Özellikle 15-18. aylar iştahın en düşük seviyede olduğu dönemlerdir. Ayrıca yemek seçme, psikolojik nedenlerle yemeği reddetme gibi davranışlarla sıklıkla karşılaşılır. Anne babanın yedirmek için ısrarı, ödüllendirme ve ceza verme gibi zorlamalar çocuğun yeme alışkanlıklarını olumsuz yönde etkiler. Okul öncesi çağında çocuklar çevreye duydukları tepkiyi belirgin şekilde yemek yememekle gösterebilirler. Bazı durumlarda da anne babalar alınan gıdaları yetersiz olarak değerlendirmek ve çocuğun yediklerini başka çocuklarla kıyaslamak gibi hatalara düşmektedirler.

Herşeyden önce büyüme ve gelişmesi normalse, çocukta yetersiz beslenmekten dolayı herhangi bir sağlık sorunu yaşanmıyorsa daha fazla yedirmek için müdahele etmeye gerek yoktur. Bazen öğün atlaması bile normal sayılmalıdır. Burada çocuğun ayrı bir birey olduğunun ve iştahının zaman içinde değişebilceğinin kabul edilmesi gerekmektedir.

Ayrıca önemli olan bir diğer nokta; çocuğun ne kadar yediği değil nasıl gıdalar yediğidir. Özellikle iştahı az olan çocuklarda besin kalitesi yüksek gıdalar verilmeye çalışılmalı ve kesinlikle miktar için zorlama yapılmamalı bunu çocuğun belirlemesine izin vermelidir.

İyi bir beslenme alışkanlığının kazanılmasında `Katı Gıdalara Geçiş Dönemi`de oldukça önemlidir. Ek gıdalara çok erken veya çok geç başlanmamalı; beslenme otoritelerin tavsiyesi üzerine 6. aydan sonraya bırakılmamalıdır. Bu dönemde oluşabilecek besini reddetme davranışı anne baba tarafından hoşgörü ile karşılanmalıdır ve ısrarcı olmadan denemeler devam etmelidir. Bebeklerde özellikle 6-8. aylarda diş çıkarma döneminde iştahsızlık ve besin seçme durumu ile karşılaşılabilir. Böyle zamanlarda bebekler için özel olarak hazırlanmış, onların damak tadına uygun, besin kalitesi yüksek gıdalar tercih edilmelidir. Sütlü kaşık mamaları, tahıllı kaşık mamaları ve kavanoz mamaları böyle problemli dönemlerde ailelere yardımcı olmaktadır.

Yenidoğanlar neden uyandırılıp emziriliyor

Yenidoğanlar neden  uyandırılıp emziriliyor

Hamileliğin son dönemindeki annelere imkanları elverdiğince uyuyup dinlenmelerini tavsiye ederim. Doğumdan sonra geceleri en azından ilk 1 ay boyunca en geç 3.5-4 saatte bir kalkmaları gerekecek. Hatta geceleri bebek kazara fazla uyursa diye saat kurmaları bile gerekebilir. Doktorlar tarafından yenidoğanların bu aralıklardan daha seyrek beslenmeden uyumasına izin verilmiyor. Yenidoğanın sık emzirilmesi , barsak hareketlerinin artmasını sağlayarak, bilirubinin vücuttan atılımını hızlandırıyor ve kandaki seviyesinin yükselmesini, dolayısıyla yenidoğan sarılığını önlüyor. Ayrıca, uzun uyursa bebeğin susuz kalması (dehidrasyon) söz konusu olabiliyor. Beslenme arası uzadıkça, bebek halsizleşiyor, onu uyandırmak ve emzirmek güçleşiyor. Bebek sık emmediği için annenin sütünün geç gelmesi ya da azalması gibi zincirleme sorunlara yol açabiliyor. Yaklaşık bir ay sonra, bebek doğru düzgün bir miktarı tek seansta mideye indirmeyi becerebilmeye başlayınca, doktorlardan da annelere uyku izni çıkıyor.

Yenidoğan süresi bittikten sonra bebeği beslemek için uyandırmayın

Bu zorunlu süre bitip, doktorunuz izin verdikten sonra (genelde ilk ay kontrolünde) artık bebeğinizi beslemek amacı ile uyandırmayın. Bazen gece siz yatmadan emzirivermek, ya da bir biberon mama içirmek iyi bir fikir gibi gözükebilir. Ama bu hareket bebeğinizi gece beslenmeye teşvik edecektir. Bizde aşağı yukarı ne olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Ilgaz’ı doğumundan beri  akşamları en geç 9-9:30’da uyutmuş olmaya gayret ediyoruz. İlk haftalarda her  2.5-3.5 saatte bir uyanıyordu. Sabahları da genelde 5-5:30’dan itibaren ıkınma sesleri eşliğinde yarım saatlik aralıklarla ağlayarak uyanıyor, ev hareketlenip bir süre uyanık kaldıktan sonra daha uzun uyuyabiliyordu. 

Tam ne kadar sonraydı hatırlamıyorum, akşam 9 gibi yattıktan sonra 4-4.5 saat kesintisiz uyuyabilmeye başladı.  Sonrasında da 2 saat aralıklarla 7-8 arası bir saate kadar uyuyordu. Zaman zaman geri dönüşler olup birkaç gün üstüste erken uyanabiliyordu. Ben ondan 3-4 saat geç yattığım için, onun ilk uyanışı ben tam tatlı uykuya daldıktan sonra gerçekleşiyordu. “Sık burnunu, ağzı açılır, emzir yatır” gibi öneriler geldi. Böylece ben de yattıktan sonra 4-5 saat uyuyabilecektim. Ama uyandırmaya kıyamadım ve buna alışmasından endişe ettim. Benim uykuya ihtiyacım olsa da uzun vadede hem kendi sağlığı, hem de benim sağlığım için kesintisiz uyumayı öğrenmesinin daha önemli olduğunu düşündüm.

Gerçekten de, yavaş yavaş bu ilk uyanma saatini daha ileri atmaya başladı. Zamanla bu saat 3-4 arasına, sonra 4-5 arasına, ve sonra 6-7’ye kadar ilerledi. Şimdilerde, diş  sıkıntıları, gaz sancıları, gece kabusları olmazsa, 7-7:30’a kadar uyuyor.

Çalışan hamileler Nasıl Beslenmeli?

Çalışan Anne Adayı Nasıl Beslenmeli?

Çalışan anne adayları yeterli ve dengeli beslenmek için çok çaba göstermeliler. Amaç sadece bebeğin normal büyüme ve gelişmesini sağlamak değil aynı zamanda kendi sağlıklarını korumaktır.

Anne adayı yeterli beslenmezse, alması gereken besin gruplarını yetersiz alırsa;
   -Kansızlık
   -Diş çürüğü
   -Kemiklerin yumuşaması, deformasyonu
yetersiz protein alımına bağlı vücutta aşırı su toplanması görülür. Ayrıca düşük doğum ağırlıklı ve erken doğan bebekler olmaktadır. Ayrıca bebeklerin beyin gelişimini tamamlamaması da görülebilmektedir.
Anne fazla beslenirse;
Doğum sorunlarına neden olur. Sezeryan, doğum yapma zorunluluğu veya doğum tarihinin gecikmesi gibi.
Eskilerin dediği iki kişilik beslenmelisin lafı miktar olarak değil ama besin öğelerinin gereksiniminin artması anlamında doğrudur.
Örneğin;
Protein ihtiyacı 45-50g /gün iken hamilelikte 60-70g/gün, kalsiyum 800mg/gün iken hamilelikte günde 1200mg, Demir 15mg/gün iken hamilelikte 30mg, C vit amini 60mg/gün iken hamilelikte 70 mg/gün gibi artışlar olmaktadır.

Hamilelikte annenin
   -Enerji
   -Protein
   -Vitamin
   -Mineral ihtiyacı artar.
Çalışan anne adayları zaman bulamadıkları için çok dengeli beslenememekte, bazen sadece boş enerji kaynağı olan içeriğinde yağ, şeker, tuz, oranı yüksek yiyeceklere yönelmektedirler. Oysa hamilelikle enerji sadece 300kcal artmaktadır.

Bisküvi, şekerleme, çikolata, hazır meyve suları kolay ulaşılabilen ama besin ögeleri yönünden dengeli olmayan yiyeceklerdir. Protein, vitamin, mineral ihtiyacı için daha dengeli beslenmek gerekir.

4 Temel Besin Grubu Var


   1- Et,yumurta, kurubaklagilProtein, Demir, Çinko ve Cvitamininden zengindir.
Hamilelikte her gün 3 porsiyon kullanılmalıdır.

   2- Süt,yoğurt, peynir
Kalsiyumdan zengindir.
Her gün 3 porsiyon kullanılmalıdır.

   3- Ekmek, pirinç, bulgur, makarna yani tahıl grubu
Temel enerji kaynağıdır.
Her gün 4-6 dilim ekmek ve 1 porsiyon pilav veya bulgur veya makarna kullanılır.

   4- Taze sebze ve meyveler
Vitamin ve minerallerden zengindir.
Her gün 5 porsiyon kullanılır.

Çalışan anne adayları;


kahvaltıda

   1. gruptan yumurta
   2. gruptan peynir
   3. gruptan ekmek
   4. gruptan meyve veya yeşillik veya meyve suyu veya domates seçebilir.

İşyerinde kahvaltı yapıyorsa poğaça, açma yerine evde hazırlayacakları peynirli sandviç veya peynirli tost olabilir. Yanında 1 meyve veya sandviç içinde yeşillikler olmalıdır.

Öğle yemeklerinde
   1. gruptan et veya tavuk veya balık veya kurubaklagil yemeği
   2. gruptan yoğurt veya ayran veya cacık veya sütlü tatlı
   3. gruptan pilav veya makarna veya bulgur veya patates veya ekmek
   4. gruptan sebze veya salata seçilebilir.Öğle yemeklerinde eksik olan grup akşam tamamlanır. Örneğin 2. grup yoksa gece süt içilir.

Akşam yemeklerinde
   1. grup ve 4.gruptan etli veya tavuklu sebze
   2. gruptan yoğurt
   3. gruptan ekmek seçilir.

Çalışan anneler aralarda bisküvi, şekerleme, çikolata, kek yerine; süt, ayran, kuru meyve, taze meyve, peynirli sandviç, tost, taze sıkma meyve suyu gibi seçimler yapmalılar.

Lütfen dikkat

   * Kansızlığa neden olduğundan yemeklerle birlikte çay içilmemelidir. Çay yemek yendikten 1-2 saat sonra açık ve limon eklenerek kullanılmalıdır. İçecek olarak ıhlamur, nane, papatya, kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.
   * Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren diğer hazır besinler mümkün olduğu kadar yenmemelidir.
   * D vitamini güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Çalışan anne adayları öğle tatillerinde dışarı çıkmaya, kısa yürüyüşler yapmaya çalışmalıdır.
   * Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, ayran, limonata tercih edilmelidir.
   * Pekmez kan yapıcıdır. Şeker yerine pekmez kullanılabilir.
   * Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.
   * Sebze ve meyveler iyice yıkanmalıdır.

alıntı

Zerrin Aydın
Beslenme ve Diyet Uzmanı
International Polikliniği Etiler

Hamilelikte besinlere dikkat

Hamilelikte Faydalı ve Zararlı Besinler

h.beslenme Hangi gıdalar bebek için gereklidir?

Protein: Gebelikte protein gereksinimi, kansızlık olmaması için artar. Protein az alınırsa demir eksikliği anemisi gelişip, düşüklere neden olabilir. Özellikle hayvansal kaynaklı protein alınmasına özen gösterilmelidir. Ancak; anne ideal kilosundan daha fazla bir kiloda hamile kaldı ise; yağ oranı düşük proteinli gıdalar tercih edilmelidir. Proteinli gıdaların pişirilme teknikleri de annenin kendisini iyi hissetmesi için önemlidir. Buğulama, haşlama, ızgara ve fırında pişirilenler tercih edilmeli, yağda kızartmalardan kaçınılmalıdır.

Protein İçeren Gıdalar:   Kırmızı et
                                        Tavuk eti
                                        Hindi eti
                                        Devekuşu eti
                                        Balık
                                        Yumurta
                                        Peynir çeşitleri
                                        Kurubaklagiller
                                        Mantar

Vitaminler: Bütün vitaminler anne ve bebeği için gerekli olduğu gibi özellikle;

C vitamini: Proteinlerle birlikte alınırsa demir emilimini arttırır. Annenin hastalıklara karşı direncini yükseltir. Vücutta depolanan bir vitamin olmadığından meyva ve sebzeler aracılığı ile taze olarak alınmalıdır. Pişirme ve uzun süreli bekletmelerde ciddi kayba uğrar.

• Turunçgiller
• Lahana
• Çilek
• Domates
• Karnabahar
• Patates
• Kırmızı ve yeşilbiber iyi bir C vitamini kaynağıdırlar.

Folik asit: ‘Spina bifida’ yani sinir sistemi hastalığını önlemenin en etkili yoludur. Taze yeşil yapraklı sebzeler iyi bir folik asit kaynağıdırlar, vitamin kaybı olmaması için iyi yıkanmış çiğ sebzeler aracılığı ile ya da buharda az pişirme tekniği ile tüketilmelidir.

• Yeşil yapraklı sebzeler
• Fındık
• Yerfıstığı
• Karnıbahar
• Kepekli ekmek folik asit kaynağıdırlar.

Hurma: İçerdiği vitamin deposu nedeniyle gebeler için gerekli bir meyvedir. Özellikle doğuma yakın tüketilmesi içerdiği besinlerin; Oksitosin hormon salgısını arttırması nedeniyle doğumu kolaylaşmasını sağlar.

Yağlar:Tüketilen günlük enerjinin %30 unu oluşturan yağların;%10 unun doymuş yağlardan,%10 unun tekli doymamış yağlardan,%10 unun çoklu doymamış yağlardan alınması vücut için gereklidir.
Doymuş yağlar;et,süty,yumurta gibi gıdalardan da az yağlı bile olsalar alınmış olacağından ayrıca margarin ya da tereyağ tüketmeye gerek yoktur.

Karbonhidratlar :Vücudun temel enerji ihtiyacı karbonhidratlardan sağlanır..Yani ekmek –pilav-makarna tüketimine dikkat edilmeli,tüketilecek olan miktarlar diyetisyeniniz tarafından belirlenmelidir.Fazla kilolu hamilelerin saf karbonhidratlardan kaçınması gerekir.Kansızlık varsa, kepekli karbonhidratlardan kaçınılmalıdır.

Posalı (lifli) Gıdalar : Günde 40 gr lif tüketmek gebelikte kabızlık oluşumunu
engellediği gibi kansere karşı bariyer oluşturur.Taze sebze ve meyveler lif açısından zengindir.

Kalsiyum: Annenin kemik sağlığını koruması;bebeğin 8.hafta da başlayan diş ve kemiklerinin oluşması için kalsiyum gereksinimi önemlidir.İhtiyacınız ,normal ihtiyacınızızn iki katına çıkacağından tüketime özen gösterilmelidir.Kalsiyum içeren gıdalarüt-yopurt-peynir-kefir dir.Yeşil yapraklı sebzelerde de az miktar da kalsiyum bulunur.

Su : Gebelikte kabızlığın önlenmesi ,sırt ağrılarının oluşmaması için su tüketimi çok önemlidir..Günlük su ihtiyacı ortalama 1,5-2 litre kadardır.

Şeker:Enerji ve tatlı ihtiyacı için sofra şekeri yerine pekmez,bal gibi besinlerden faydalanmak daha yararlıdır.Saf şeker hiçbir besleyici değeri  olmayan enerji kaynağıdırlar.


Gebeler için önerilmeyen besinler:

• Katkı maddeleri içeren gıdalar
• Dondurulmuş yiyecekler
• Açıkta satılan gıdalar
• Açık süt-peynir ve çiğ etlerden yapılmış gıdalar
• Koyu çay, kahve, kakao. Son araştırmalar özellikle kahvenin erken doğum riski oluşturduğu yönündedir.
• Bitki çayları: Doktorunuz ve diyetisyeninize danışmadan tüketilmesi önerilmemektedir. Çayların içeriğindeki bazı etken maddeler sizi olumsuz etkileyebilir.
• Tuz: Vücutta aşırı tuz tüketimi ödem oluşmasına yani şişliğe neden olacağından böbrekleriniz zarar görüp sizi hastalandırabilir.
• Gazlı içecek ve meşrubatlar: Boş enerji kaynağı olup;annenin gereksiz kilo almasına neden olurlar.
• İyi yıkanmamış sebze ve meyvalar: Üzerlerinde kalabilecek kimyasal atıklar, bakterilerden dolayı zarar verebilirler
• İyi pişmemiş etler: Gıda Zehirlenmesine neden olabilir.
• Maydonoz: Fazla maydonoz tüketimi erken doğumu tetikleyebilir.


Zehra C. Akören
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi
Diyetisyeni

ÇOCUK SAĞLIĞI

ÇOCUK SAĞLIĞI

 
 

ÇOCUK SAĞLIĞI Çocuklarda normal büyüme ve gelişmenin izlenmesi, normalden sapmaların tespiti yoluyla hastalıkların belirlenmesi ve önlenmesi için gereklidir. Sağlıklı çocuk takibinde düzenli olarak boy, ağırlık ve baş çevresi ölçümleri yapılmalıdır.

Her şeyden çok sevdiğiniz bebeğinizin büyümesi, gelişmesi ve sağlıklı bir yaşam sürmesi şüphesiz ona sağlayacağınız imkanlarla mümkündür. Düzenli olarak doktora götürmek, kilosunu ve boyunu ölçtürmek, aşılatmak ve uygun besinlerle beslemek suretiyle iyi gelişmesini ve sağlıklı kalmasını sağlayabilirsiniz. Belirli bir çocukta saptanan değerler normal sınırlar içinde olsa bile, zaman içinde çocuğun kendine özgü büyüme grafiğinden sapmalar olabilir.

"Çocukluk Çağında Beslenme" adını verdiğim bu kılavuzda, doğduğu andan itibaren 5 yaşına gelinceye dek çocuğunuzun büyüme gelişmesindeki önemli aşamaları esas alarak, beslenme konusunda yol göstermeyi amaçladım. Her şey çocuklarımızın sağlığı için ..

ÇOCUKLUK DÖNEMLERİNE GÖRE BESLENME 

0 - 4 Aylık Bebeğin Beslenmesi
4 - 9 Aylık Bebeğin Beslenmesi
9 - 12 Aylık Bebeğin Beslenmesi
1 - 5 Yaş Çocuk Beslenmesi

0 - 4 AYLIK BEBEĞİN BESLENMESİ:

http://www.resimclub.com/data/media/1/bebek1.JPG

0 - 4 AYLIK BEBEĞİN BESLENMESİ:

Anne sütü mükemmel besin içeriği ile kolay hazmedilir, etkili bir biçimde kullanılır. Bebeğinizi hastalıklardan korur, mamalarla beslenmeden daha ucuza mal olur. Bunun ötesinde emzirmek suretiyle, anne bebek bağının kurulması kolaylaşır, yeni bir gebeliğin gecikmesi ve annenin sağlıklı kalması mümkün olur.

Doğumdan sonraki ilk 4 ayda yalnızca anne sütüyle beslenen bebekler ishal ve zatürree gibi bulaşıcı hastalıklara, alerjik rahatsızlıklara daha az yakalanırlar, daha sağlıklı büyürler. Bu nedenle;

İlk 4 ay bebeğinizi tek başına anne sütüyle besleyiniz. Bu aylarda anne sütüyle birlikte verilen ek besinler bebeğin anne sütünden yeterince yararlanmasını engeller.

Bebeğinizin yalnızca anne sütüyle beslendiği bu dönemde, su kaybına yol açan hastalık halleri dışında ilave su gereksinimi yoktur! Eğer ishal gibi mutlaka su verilmesi gereken bir durum söz konusuysa kaynatılmış su veriniz.

İlk günlerde gelen anne sütü çok besleyicidir. Bebeğinizi istedikçe ve sık sık emzirerek bu sütten yararlanmasını sağlayınız. Anne sütünün artmasını sağlamak için sık emzirme birinci koşuldur. Bebeğinizin emmediği durumlarda, göğsünüzde süt birikimi söz konusu olduğunda tırle adı verilen pompalarla boşaltma işlemi yapabilirsiniz. Bu pompalar hemen her eczaneden kolaylıkla temin edilebilmektedir.

Tüm annelerin sütü yararlıdır. Başlangıçta oldukça koyu olan sütünüz zamanla sulu bir hal alır; bu, anne sütünün genel özelliğidir ve tamamen doğal bir durumdur. Benim sütüm bebeğime yaramıyor gibi sözlerin hiçbir anlamı yoktur. Çünkü her annenin sütü kendi bebeği için özeldir.

Bebeğiniz her beslenmeden sonra az miktarda kaka yapabilir, bu durum bazen yanlışlıkla ishal olarak değerlendirilir. Oysaki altın sarısı renkte, kötü kokmayan, sulu, günde 7 - 8 kereye kadar olabilen bu dışkı tamamen normaldir. Yine aynı özellikleri taşıyan ama 3 günde bir bol miktarda yapılan kaka da normal kabul edilir. Ancak dışkı çok sert ise nedeni araştırılmalıdır.

Göğüs uçlarında meydana gelen çatlaklar genel kanının aksine, temizlikteki yetersizlikten değil, uygun emzirme pozisyonunun ve tekniğinin sağlanamamasından ileri gelir. Bebek, memenin sadece ucunu değil renkli kısmın önemli bir bölümünü bir ağız dolusu almalı, çene ucu meme cildine temas eder vaziyette ve alt dudak dışa kıvrılmış olmalıdır. Bu şekilde bebeğin yanaklarında şişlik oluşur ve yutkunarak annesinin sütünü aldığı kolayca fark edilir. Eğer çatlak meydana gelmişse doğru pozisyonda ve uygun emzirme tekniğiyle sorun kısa sürede halledilir. Beslenme sonrası bir miktar anne sütünün çatlak bölgelere sürülerek kurutulmasının yararlı olduğu düşünülmektedir.

Emziren anneler her zaman bol ve pamukludan yapılma sutyen giymelidirler.

Bebeklere ilk yaşın sonuna kadar kaynatılmamış su verilmemesi tavsiye edilir.

Bebeklerini emziren annelerin iyi beslenmesi anne bebek sağlığı açısından çok önemlidir. Bu nedenle annelerin; günde 2 litre (10 su bardağı) kadar sulu gıdalar (su, süt, az şekerli limonata, komposto çorbalar, vb.) almaları önerilir.

4 - 9 AYLIK BEBEK BESLENMESİ

Düşünceli bebek

4 - 9 AYLIK BEBEK BESLENMESİ

Yalnız anne sütüyle beslenen bebeklerde ek gıdalara dördüncü aydan sonra başlanır. 4-6 ay arasında anne sütüyle yeterli büyüme gelişme sağlanıyorsa sadece anne sütüyle beslemeye devam edilir, bu durumda ek gıdalara altıncı aydan sonra başlanır.

Bu dönemde çocuğunuza verdiğiniz ek gıdalar anne sütünün tamamlayıcısıdır.

Ek Gıdalar:

Çocuğun ayına uygun büyüme ve gelişme sürecini destekleyen, değişik tatlarla tanışmak suretiyle sonraki aylarda kolay yeme alışkanlığı kazandıran, besleyici değeri yüksek ama allerji yapma niteliği az olan besinlerdir. Meyve suyu veya meyve püresi, sebze çorbası veya sebze püresi, muhallebi, yoğurt, peynir, reçel, bisküvi, ekmek, yumurta bebek beslenmesinde önde gelen ek gıdalardır.

Ek gıdaları kaşık ya da bardakla veriniz.

Yeni deneyeceğiniz yiyecekleri çocuk açken alışık olduğu yiyeceklerden önce veriniz. Miktarı daima azdan başlayarak arttırınız.

Yeni gıdaların allerji yapıp yapmadığına dikkat ediniz. Bu nedenle aynı gün içinde birden fazla yeni besin denemeyiniz. Şüpheli bir gıdayı kestiğinizde belirtilerin geçip geçmediğini kontrol ediniz. Bir iki gün sonra yeniden deneyiniz.

Bebeğinizin hoşlanmadığı önemli yiyecekleri zaman zaman yeniden deneyiniz.

Meyve Suyu:

Elma ve şeftali gibi meyvelerin suları taze olarak 1-2 tatlı kaşığı miktarından başlanarak verilir ve yavaş yavaş arttırılır. Portakal ve mandalina suyunun daha ileri aylarda verilmesi uygun olur.

Sebze Çorbası:

Meyve suyuna başlandıktan iki hafta kadar sonra öğle öğününde verilmek üzere patates, havuç, pirinç ve taze sebzelerden günlük olarak hazırlanır. Bir iki tatlı kaşığından başlanarak yavaş yavaş arttırılır. Dört haftalık bir süre içinde tam sebze püresine geçilir.

1. Hafta (sebze çorbası): 3-4 su bardağı su, 2 orta boy havuç, 1 orta boy patates 45 dakika kapaklı kapta pişirilir. Tel süzgeçle hiç ezmeden suyu bir başka kaba alınır. Bir çay kaşığı irmik ilavesiyle tekrar 5-10 dakika pişirilir. Sıvı miktarı 200 gram olacak şekilde ayarlanır.

2. Hafta (basit sebze püresi): Aynı şekilde pişirilir. Havuç ve patatesler tel süzgeçten tamamen ezilerek püre olarak geçirilir. Bu pürenin içine yine irmik katılarak mamanın hazırlanması tamamlanır.

3. Hafta (karışık sebze püresi): Havuç ve patatesin yanına 1 çay kaşığı pirinç ve her gün bir yenisi ilave edilmek üzere mevsimlik sebzeler eklenir. Örneğin ilk gün 3-4 yaprak maydanoz, ertesi gün maydanoz ve bir kaç yaprak ıspanak, sonraki gün ilaveten dörtte bir enginar, daha sonra dörtte bir domates gibi .. Tel süzgeçten ya da blenderden geçirilerek elde edilen püreye yine bir çay kaşığı irmik eklenerek 5 dakika daha pişirilir.

4. Hafta (tam sebze püresi): Ayrıntılarıyla anlattığım şekilde hazırlanan püreye 1 çay kaşığı zeytin yağı veya pastörize tereyağı katılır.

Altıncı aydan itibaren sebze çorbası ya da püresine 1 yemek kaşığı kıyma (3 kez çekilmiş yağsız sinirsiz dana) eklenmelidir.

Muhallebi:

Sebze püresinden 1-2 hafta kadar sonra genellikle 5. aydan itibaren akşam (gece değil) öğünü olarak verilir. 1 su bardağı süt, bir tatlı kaşığı pirinç unu, 1 tatlı kaşığı toz şekerle yapılır. Soğuk sütün bir kısmıyla pirinç unu iyice ezilir, kalan süt eklenir karıştırılarak pişirilir. Ateşten indirmeye yakın şeker eklenir. İlk günlerde süt sulandırılabilir.

Yoğurt:

Süt kaynatılır, elin dayanabileceği sıcaklığa kadar soğutulur. 1 litre süt içine bir çorba kaşığı yoğurt 1-2 kaşık sütle sulandırılarak eklenir, yavaşça karıştırılır. Hareket ettirmeksizin sıcaklığını koruyabilecek şekilde 3-4 saat bekletilir. Bir kase kadar ikindi öğünü olarak verilir.

Kahvaltı:

Çocuk altı ya da yedi ayını bitirdikten, sebze püresi, muhallebi, yoğurt gibi gıdalara iyice alıştıktan sonra kahvaltılara başlanır. Süt, beyaz peynir, reçel, pekmez, ekmek veya bebe bisküvisi başlıca malzemelerdir. Tuzu alınmış bir parça beyaz peynir ve reçel sütle ezilir. Karışıma ekmek içi katılır. Bu amaçla 3-4 bebe bisküvisi kullanılabilir. Kahvaltıya önce 1-2 tatlı kaşığı olarak başlanır, miktarı giderek arttırılır. Bal allerji yapma olasılığı nedeniyle bir yaşından önce tercih edilmez. İstenirse 1 çay kaşığı yağ eklenebilir. Bir süre sonra peynir, reçel, yağ ve ekmek sütten ayrı olarak verilebilir.

Yumurta:

Katı olarak pişirilmiş yumurtanın sarısı 1 çay kaşığı miktarından başlanıp giderek arttırılmak suretiyle kahvaltıya ilave olarak verilir. Bir haftanın sonunda bebeğiniz bir tam yumurta sarısı yiyebilir. İyice alışmış olan çocuklara yumurta kayısı kıvamında verilebilir. Yumurtanın beyazının bir yaşında önce verilmesi genellikle tercih edilmez.

Tahıllı Çorbalar:

Mercimek, yoğurtlu yayla, acısız tarhana çorbası gibi gıdalar, taze sebze çorbalarına alıştırılmış olan bebeklere 7. aydan sonra değişik tatları öğretmek amacıyla verilebilir.

Köfte:

Sebze çorbasıyla birlikte, yağsız sinirsiz üç kez çekilmiş dana kıymasından baharatsız olarak hazırlanmış 1-2 köfte 6. Aydan itibaren verilebilir.

Balık ve Tavuk:

Bebeğiniz yedi sekiz aylık olduğunda kıymaya alternatif olarak püre halinde öğle öğününde tavuk ve kılçıksız balık eti verebilirsiniz.

Karaciğer:

Kuzu ciğeri tercih edilir. Az tuzlu suda haşlanır, zarı çıkarılır, rendelenerek balık ve tavuk etleriyle dönüşümlü olarak sebze çorbalarıyla birlikte verilir.

Çay:

Çayın besleyici hiç bir değeri yoktur. Aksine diğer gıdaların besleyici değerini düşürür, barsaklardan demir emilimini bozarak kansızlığa yol açabilir. Bu bakımdan süt çocuğu beslenmesinde yeri yoktur.

6-8 AYLIK BEBEKTE BESLENME ŞEMASI:

http://www.sitem.gen.tr/wp-content/uploads/2008/02/ikiz_bebek_resimleri.jpg

6-8 AYLIK BEBEKTE BESLENME ŞEMASI:

1. Öğün (saat 06.00-07.00)

Kahvaltı + Anne Sütü

Ara Öğün (saat 09.00-09.30)

Meyve Suyu

2. Öğün (saat 11.30-12.30)

Et + Sebze Maması + Anne Sütü

Ara Öğün (saat 15.30-16.00)

Yoğurt + Meyve Püresi + Ekmek

3. Öğün (saat 18.30-19.30)

Sütlü Muhallebi + Anne Sütü

Gece Öğünü

Anne Sütü (1-2 kez)

Anne sütü verilmeyen bebeklerde bunun yerine uygun şekilde hazırlanmış hazır mama verilebilir. Ancak unutulmamalıdır ki hiç bir mama anne sütünün tam olarak yerini tutamaz. Bu nedenle bebeğinizi kendi sütünüzle beslemek için olabildiğince gayret gösteriniz

9-12 AY ARASI BEBEĞİN BESLENMESİ:

[bebek2.jpg]

9-12 AY ARASI BEBEĞİN BESLENMESİ:

Çocuğunuz için bu dönemde özel yiyecekler hazırlamanıza gerek yoktur. Yetişkinler için pişirilen tüm ev yemekleri az yağlı püreler halinde bebeğe verilebilir.

Örnek Mönü:

Sabah: Kahvaltı

1 Bardak şekersiz süt

1 Yumurta sarısı

1 Tatlı kaşığı reçel ya da pekmez

1 Çay kaşığı yağ

1 İnce dilim ekmek veya 3-4 adet bisküvi

Ara: Meyve püresi

Öğle: Kıymalı sebze püreleri

Dolma içleri, sebzeli köfteler

Kuru baklagil püreleri

Bir dilim ekmek içi (sebzelerle)

Akşam: Muhallebi (veya öğle öğünün aynısı)

Sebze olarak bakla ve patlıcan bebek beslenmesinde tercih edilmez. Bir yaşına basan bebekler aile sofrasına oturtulur, kendi kendine yemesi için teşvik edilir. Diğer sütlü besinlerin yanı sıra günde bir bardak süt içmesine özen gösterilir.

1-5 YAŞ ÇOCUK BESLENMESİ:

kafa ısıran bebek

1-5 YAŞ ÇOCUK BESLENMESİ:

Dokuz aydan sonra çocuğun temel gıdası olmaktan çıkan anne sütü 2 yaşına dek anne için uygun olan bir zamanda kesilebilir.

Bir yaşından sonra 13-14 aylık olan çocuğa, çatal kaşık kullanma alıştırmaları yapılabilir. Ailenin diğer fertleriyle birlikte sofrada oturan çocuğun ayrı tabağı olmalı, neyi ne kadar tükettiğine dikkat edilmelidir.

Bu dönemde de çocuklar günde dört öğün beslenmeli, temel besin gruplarından (süt ve sütlü gıdalar .. etler, yumurta ve baklagiller .. sebze ve meyveler .. unlu ve nişastalı besinler) yeterli ve dengeli tüketmelidirler.

Ülkemizde en sık yapılan hatalardan biri çocuğu yemek suyuyla beslemektir. Hiç bir besleyici değeri olmayan bu beslenme biçimi uygulanmamalıdır.

Her gün yarım litre süt çocuklara verilmelidir. Süt her şekilde verilebilir. Sütün içerdiği kalsiyum çocukların gelişimi için çok önemlidir. 25 gram peynirde de 200 gram sütteki kadar kalsiyum vardır.

Her gün et ve baklagillerden bir ikisi beslenme listesinde bulunmalıdır. Her gün bir yumurta yedirilmelidir. Düzenli et verilen çocuklara gün aşırı olabilir. Günde bir ya da iki kez sebze verilmelidir.

Günde bir iki kez meyve yenmelidir. Fazladan bir öğün meyve vermek sebzenin yerini tutabilir. Meyve suları da meyvenin yerine geçebilir.

Günde bir iki kez nişastalı besinler ve üç dilim ekmek beslenme listesinde bulunmalıdır. Çocuklara olabildiğince erken dönemde kendi kendilerine çatal kaşık kullanarak yemeleri öğretilmelidir.

Her çeşit şekerleme, pasta, kek, dondurma sık sık verilmemesi gereken yiyeceklerdir. Öğünler arasında çocuğa şekerleme vermek iştahı azaltarak yetersiz beslenmeye yol açtığı gibi diş çürüklerinin de önde gelen nedenidir.