| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

BULUT PAYLAŞIM BEBEKLER

50 "kadın" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"kadın" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Bebek patiği yapılışı

 sarı patik 6 nolu şişimiz ile 25 ilmek başlanır 1 sıra örüp  devamında 12 örüp,1arttırarak 34 ilmek olana kadar örülür buruniçin 8 ilmek (beyaz)her gidiş gelişte 24 ilmek kalana kadar örülür 12 sıra sonra 2düz 2ters koyu gri ile4cm 2 ters x 2 düz lastik örülüp bitirilir ,bağı için 24 ilmek 4sıra haraşo örülür patiğin arka dikişi ne tutturulur bağın diğer ucu düğme ile ön yana dikilir.

PEMBE PATİKLER

embe beyaz patik Hadi hanımlar küçük yavrularımızın  ayakları üşümesin,bu güzel patiklerden birer tane de biz örelim canım yavrularımıza..Düz örgü ve haroşa  örneği ile örülüp en son ponponlarla süslemiş modelimiz.


PEMBE PATİKLER
39 İlmek atarak 1 sıra ters örün.Ön yüze geçtiğinizde 1 haroşa örün, 1 arttırın ( şişe bir kez ip dolayın) 18 ilmeği haroşa örün,1 ilmek arttırın,1 haroşa örün 1 ilmek arttırın.Sonraki 18 ilmeği haroşa örün.1arttırın,1 haraşo örüp sırayı tamamlayın.Böylece sıra sonunda 4 ilmek artmış olacak.
Sonraki 4 sırda (örgünün arkasında değil sadece önünde)aynı arttırma noktalarından 4 ilmek arttırmaya devam edin.(18 er ilmekler sabit kalacak şekilde.)Toplam 5 sıra haroşa olduktan sonraşişinizde 59 ilmeğiniz olmuş olacak yani 20 ilmek arttırmış oluyoruz.
2 sıra düz örüp patiğin kenar kısmındaki tırtıklar için 2 ilmeği düz olarak beraber örüp ,şişe bir ip dolayın,sıra sonuna kadar aynı şekilde örün.Yine 2 sıra düz örün.

5 sıra haroşa örün,sonraki sırada patik burnu için örgü ortasındaki 11 ilmek üzerinden düz örmeye başlayın,ancak yanlardaki 24 ilmekten bir ilmeği her ön sırada 1 ci ve 11 ci ilmekle beraber örün.2 kenardaki bekleme ilmeklerinden 8 kere 1 er ilmek eksilttikten sonra,eksiltmeye devam ederk 2 sıra haroşa örün.
Tekrar düz örg geçip ortadaki 11 ilmeğin her iki yanında 16 şar ilmek kalana kadar eksilterk örmeye devam edin.
17 sıranın başından itibaren patik boğazına bağcık yeri yapmak için 2 ilmeği düz olarak beraber örüp şişe 1 ip dolayın.Sıra sonuna kadar aynen örün.Arka sırayı ters örün.19. cu sıradan itibaren motif şemasını takip ederek örg devam edin.

Bağcık ajurundan itibaren 20 sıra olduğunda 2 sıra haroşa örerek bütün ilmekleri kesin.Küçük ponponlar ve bağcığını hazırlayıp geçirin.

Örgü bebek patiği (anlatımlı)

düğmeli patik-

Yeni bir bebek patiği örneği daha.pirinç örgü ile örülmüş en son ponponlarla süslenmiş bir model...


Yapılışı:
4,5 nolu sisle 40 ilmek baslayın 1.sira bir ters bir düz devam edin.
2.sira tersin üzerine düz, düzün üzerine ters örün (annemin tabiri ile(buzlucam)örnegi.Böylece toplam 14 sira örün.
15.sira 15 ilmek yan icin örüp 9 ilmekte daha ön icin örün ,önün 10. Ilmegini diger yan icin bırakın 15 ilmegin 15. sini ile beraber alıp dönün ve ilk ilmegi bos alip kalan ilmekleri örüp bu kez diger yan kismin son imegini 10.ilmekle beraber örün .
Bu islem yanlar da 9 ilmek kalana kadar devam ediyor.1. yanının 9 imegini diger taraflara gitmeden 8 sira örün ve ilmekleri kapatın.Yünü baglayıp ön kısmın 10 ilmeginide kapatın.Kalan 9 ilmegi de 8 sıra örüp kapatın.
Şişin üzerinde son kalan ilmekle beraber hemen yandan 4 ilmek çıkartınve o son ilmekle 5 ilmek olmus oluyor.5 ilmegi 20 sıra örüp,Dügme yeri yapıp üzerine 4 sıra daha örüp ilmekleri kapatın.Son olarak dügmelerini ve ponponlarını dikin.

Değişik bebek patikleri.

-değişik bebek patiği -değişik bebek patiği-1 atikler

Hamilelik ve Bebek

bebekler Uzmanlar, hamilelik döneminde özürlü bebek doğumuna yol açan 6 tehlikeye karşı anne adaylarını uyardı.
Sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek isteyen anne adayının gebelik öncesi bilinçli olmasının, ortaya çıkabilecek pek çok rahatsızlığı önlediğini belirten uzmanlar, özürlü bebek doğumuna yol açan tehlikeye karşı anneleri uyardı. Yüksek ateş, kedi ve köpekle yakın temas, her gün yapılan ağır makyaj, stres, içki ve bozulmuş yemek yemenin bebeğin özürlü doğmasına neden olduğunu tespit eden uzmanlar, bu durama yol açan sebepleri şöyle sıraladı:

  • Hamileliğin ilk günlerinde yüksek ateş: Hamileliğin ilk günlerinde geçirilen yüksek ateş, bebeğin dış görünüşünde bir anormalliğe neden olmazken, bebeğin beyin dokularının büyümesini olumsuz etkiler ve çocuğun zeka özürlü olmasına yol açabilir.
  • Kedi ve köpekle yakın temas: Bakteri taşıyan kedilerin bebeğin özürlü olmasına neden olan bir bulaşıcı hastalığın kaynağı olduğu ve kedinin dışkısının da bu bulaşıcı hastalığın ana yayılma yollarından biri olduğu pek bilinmiyor. Ancak yapılan bir araştırmada, İngiltere'de her yıl yaklaşık 500 bebeğin, annelerinin kediyle yakın temasta bulunmasından dolayı özürlü kaldığı ortaya çıktı. 
  • Her gün ağır makyaj yapmak:Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleştirilen bir araştırma sonucuna göre, her gün ağır makyaj yapan kadınların makyaj yapmayanlara göre özürlü bebek doğurma riski 1.25 kat daha fazla. Bebeği olumsuz etkileyen ise, kozmetik ürünlerde bulunan arsenik, kurşun ve merkür gibi zehirli maddeler. Bu gibi maddeler hamile kadının cildinden bebeğin kan dolaşımına giriyor ve bebeğin normal büyümesini olumsuz etkiliyor.
  • Stres: Hamileliğin ilk üç ayı içinde yaşanan stres, bebeğin "tavşan dudaklı" olması gibi çeşitli özürlere neden olabiliyor. 
  • İçki: Hamile kadın içki içtiği zaman, alkol plasentadan embriyoya geçer ve bebeğe ciddi zarar verir. Hamilelik döneminde günlük iki bardak ya da daha fazla alkollü içki, bebeğin özürlü olmasına neden olabilir.
  • Bozulmuş yemek yemek: Uzmanlar, hamile kadının yediği bozulmuş yemeklerde bulunan küfün, plasentadan bebeğe geçtiğini, bunun da bebeğin kromozomlarında kötü etki yarattığını belirtiyorlar."

Bebeğiniz neler yapabilir?

bebek01 1 aylık bebek, görebilir, duyabilir, 2 aylık olunca gülmeye, 4 aylık olunca ise cisimleri iki eliyle kavramaya, kendi kendine oynmaya başlar. 6 aylık bebek destekle oturabilir, 9 aylık olunca destekle birkaç adım bile atabilir.

Aşağıdaki gelişim kategorisi çocuğunuzun bulunduğu gelişim seviyesini daha iyi değerlendirebilmenizi sağlasa da, çocuğunuzun bu özelliklerin hepsini taşımasını beklemeyin. Unutmayın, her çocuk birbirinden farklıdır! Tavır, davranış ve vücut gelişimi çocuktan çocuğa farklılıklar gösterir...

İKİ HAFTALIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Bebek kolları ve bacakları hafif bükülmüş olarak yatar.
-Bu dönemde emme, yakalama, arama gibi yeni doğan dönemine ait refleksler (otomatik hareketler) bebeğin tek hareketleri olabilir.
-Zaman zaman bakışınızı yakalayıp size bakabilir. Bu durumda ona bakarak, gülümseyerek, başınızı sallayarak yanıt vermeye çalışın.
-Bulanık görür. 20-25 cm mesafeyi seçebildiği için onu tutanı çok rahat görebilir.
-Henüz başını kaldıramaz, yatarken dönemez ve oturamaz.
-Sakin olduğu kısa dönemler olacaktır; bu dönemlerde ona şarkı söyleyin, konuşun, evde gezinin.

BİR AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Görebilir, duyabilir, tat alabilir, acıyı hisseder!
-Başını tutabilir, karın üstü yattığında başını sağa-sola çevirebilir.
-Emerek kendini sakinleştirebilir.
-Agu- ıkınma sesi- kumru sesi-mırıldanma gibi sesler çıkarmayı dener.
-Kısa süreli izleyebilir, yakın tutunca dikkatle bakabilir.
-Sizi tanıdığını belli edebilir. Sesinizi duyunca sakinleşebilir.
-El ve ayaklarının farkına varmaya başlar.

İKİ- ÜÇ AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Başını daha uzun süre dik tutabilir, göğsünden destek alıp kalkmaya çalışabilir.
-Ellerini bacaklarını sallamaya, basmaya çalışabilir.
-Parmaklarını açabilir, ellerini birleştirip ağzına götürebilir ama henüz elini bütün olarak kullanır.
-Gülmeye başlar, tanır. Tek heceli sesler çıkarmaya, cıvıldamalara başlar.
-90-180 derece izleyebilir.

DÖRT AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Etrafıyla ilgilenmeye başlar, yatmak değil oturmak ya da dolaştırılmak ister. Biraz destekle 1-2 dakika oturabilir.
-Karnının üstüne yattığında elleriyle itip minik push-up’lar yapar, hatta bir tarafa dönebilir.
-Uzanıp cisimleri iki eliyle kavrar, biraz inceleyip sonra ağzına götürür. Salyası bollaşır.
-Kendi kendine oynayabilir.
-Tek heceler 4-5 aylarda çıkmaya başlayabilir, ancak anlamlı değildir.
-Çığlık atmayı dener.
-Bebeğinizin kişiliği belirginleşmeye başlar. Size tüm yüzü ve vücuduyla yanıt vermesi yakındır.

ALTI AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Artık herşeyi görüp izleyebilir.
-Destekle oturabilir. Eğer ek gıdalara geçtiyseniz kaşıkla beslenmeyi bebek otururken yapmalısınız.
-Her iki yöne de dönebilir. Yüzükoyun yatarken poposunu havaya kaldırmaya bile çalışabilir.
-Bebek 3 boyutu kavrayabilir ve büyüklük ve şekillerine göre cisimleri gruplandırabilir.
-Aynada, arkasında sizi görürse, arkasına bakıp sizi arayabilir.
-Bir eliyle kavradığı cismi diğer eline geçirebilir, iki saplı bir bardaktan yardımınızla su içebilir.
-Cisimleri birbirine vurur, ellerini birleştirir, oyuncağını tek eliyle tutabilir.
-Sesli güler, çığlıklar atar.
-Bebeğiniz artık eğlenmeye başlar. Sizinle saklambaç oynayabilir.
-Yabancıları ayırmaya başlayabilir.
-Emme, baloncuklar çıkarma, yalama; konuşma öncesi hareketlerdir.

DOKUZ AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Bebekler ayağa kalkmak için kendilerini çekmeye başlarlar.
-Ses çıkarmak için bir şeyleri birbirine vurmaya bayılırlar. ‘Baba’, ‘mama’ gibi sesler çıkarmaya başlarlar.
-Bebeğiniz bu dönemde eşyaları, kaplara koyup çıkarabilir.
-Bazı 9 aylıklar, destekle birkaç adım bile atabilir. Bebeğiniz ayrıca, dizlerini kırarak eğilmeyi ve ayakta durduktan sonra tekrar oturabilmeyi öğrenir.
-Bu yaştaki bir bebek, hareket etmenin verdiği özgürlük duygusu ile emekleyerek veya iki ayak üzerinde, hareket etmek, ulaşmaması gereken şeyleri almak ister.
-Bu yaşta, belki de merdivenleri emekleyerek çıkabilir ve eşyalara tutunarak hareket edebilir.
-9-10 aylık olunca bebekler bir şekilde oda içinde sürünerek, emekleyerek, eşyalara tutunup sıralayarak dolaşmaya başlarlar.
-Bir oyuncağını uzaklaştırırsanız, gittikçe daha çok kendine güvenen bebeğiniz buna karşı çıkacaktır. Aslında artık kendi istek ve ihtiyaçlarını belirtmeyi öğrenmeye başlıyor.
-Problem çözme yeteneği gelişir ve şimdi şeffaf bir kabın içinde gördüğü oyuncağı almak için direkt uğraşmak yerine kapağını açmayı dener.

Dil gelişimi:
-Kelimeleri kullanmasa da, onları anlar. ?ba?, ?ma? gibi heceleri tekrarlayarak gerçek kelimeleri taklit etmeye uğraşır. (Sakın çok heyecanlanmayın, henüz konuşamıyor, ancak heceleri tekrarlıyor.)
-Kelimelerinizden çok, tonlamanızdan anlam çıkarır.
-Onunla ne kadar çok konuşursanız-yemek hazırlarken, araba kullanırken, üzerini giydirirken- o kadar çabuk iletişim yeteneklerini geliştirir.
-Bir çalışmada, çocukların bir gün içinde ne kadar çok kelime duyarsa, o kadar zeki olduklarını gösterilmiş. (Tabiki televizyondan veya arka plandaki sohbetlerden duyulan kelimeler değil; bebeğinizin anlamasına yardım etmek için konuşmalar interaktif olmalı.)

BİR YAŞINDA BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Kendi başına ilk adımlarını bu yaşta atabilir. (Aslında bunu, bundan sonraki birkaç hafta veya ay yapamayabilir, yani eğer bu ay yürüyemezse üzülmeyin).
-Çoğu çocuk bu ilk adımları parmak ucunda, ayakları dışa dönük olarak yapar.
-Kaşık kullanarak, her ne kadar ağzını ıskalasa da kendini beslemeye başlayabilir.
-‘Mama’ ve ‘baba’ dışında birkaç kelime daha bilebilir.
-Uyduruk bir dille konuşabilir.
-Her şeyi itmenin, fırlatmanın ve yere çarpmanın çok eğlenceli olduğunu düşünür.
-Oyuncağını size verir, geri alır.
-Blokları bir kaba doldurur, boşaltır. Bu kaplar ve tavalar için de geçerlidir.
-Küçük olanları, büyük olanların içine koyar, ayrıca onları birbirine çarparak korkunç gürültüler çıkarır.

ONBEŞİNCİ AYDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
-Artık yürüyor hatta koşmaya çalışıyor olabilir. Eğilip yerden bir cismi rahatça alır.
-Parmağıyla işaret eder, vücut kısımlarını bilebilir. Çizgi çizebilir.
-Üst üste 2 küp koyabilir.
-Çocuğunuz yeni şeyleri kurcalamaktan, araştırmaktan zevk alır.
-Yeri süpürmek, silmek, çamaşır yıkamak gibi aktiviteleri taklit edecektir.
-En az 1 anlamlı kelime söyler.

ONSEKİZ AYLIK ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
-Koşabilir, topa vurabilir.
-İki basamaklı bir komutu yerine getirebilir. Hafızası gelişmeye başlar.
-Vücut kısımlarını bilir.
-5-10 kelimesi olabilir.
-İsteklerini belirtebilir.
-3-4 küple kule yapabilir. Anahtarları, düğmeleri çevirebilir.
-Saçını tutmak, sallanmak, parmak emmek gibi kendini rahatlatıcı bazı alışkanlıkları oluşabilir.

İKİ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
İki yaşında fiziksel gelişim
-Sürekli hareket halindedir.
-Kolay yorulur Koşar ve tırmanır.
-Tek başına merdiven iner ve çıkar.
-Ayak ucuna basarak yürümeyi becerebilir.
-3-5 küpü üst üste koyar.
-Rastgele çizgiler çizerken artık kontrollü yazmaya başlar.
-Büyük butonları açıp kapatabilir
-Tuvalet ihtiyacında daha bağımsızdır. (Hala biraz yardıma ihtiyacı olabilir.)
-Gece uykuya yatırmak zorlaşabilir.

İki yaşında sosyal gelişim:
-Oldukça gerçekçi taklitler yapar.
-Kardeşleriyle daha fazla ilgilenir.
-Cinsiyetini bilir.
-Hayali bir oyun arkadaşı yaratabilir.
-Diğer çocuklarla birlikte olmak ister ama onlarla oyun oynamaz.
-Paylaşmayı sevmez.
-Her şeyi ‘benim’ diye sahiplenir.
-Diğer çocukları tırmalayabilir, ısırabilir, vurabilir veya itebilir.

İki yaşında duygusal gelişim:
-Kolay sinirlenir ve çok sabırsızdır.
-Bağırıp çağırır, yumruklar atar.
-Kendi istediklerini yapmak ister.
-Günlük düzen bozulunca sinirlenir.

İki yaşında zihinsel gelişim:
-Konuşmaya ilgisi artmıştır.
-Çocuk dili kullanır.
-3-5 kelimeli cümleler kurar.
-Konuşabildiğinden daha fazla sayıda kelimenin anlamını bilir.
-Kendi işini kendi yapar.
-İkna etmek giderek zorlaşır.
-Alternatifler arasında seçim yapamaz.

ÜÇ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Üç yaşında fiziksel gelişim
-Kendi kendine yardımsız yemek yer.
-Zıplar, koşar, parmak ucuna basarak yürür.
-Üç tekerlekli bisiklet sürer.
-Merdiven inip çıkar.
-Kendi soyunabilir, ancak giyinmek için yardıma ihtiyacı vardır.
-Büyük butonları açıp kapayabilir.
-Pastel boyaları daha iyi kullanır.
-Süt dişleri düşebilir.

Üç yaşında sosyal gelişim:
-Anne, babasını idolleştirir.
-Telefona cevap verir.
-Büyüklerden onay almak ister.
-Sınırlamaları sürekli test eder.
-Sıklıkla yalnız oynamayı tercih eder.
-Hayali bir oyun arkadaşı olabilir.
-Diğer çocuklarla oyunlar kurar.
-Oyunda sırasını bilir.

Üç yaşında duygusal gelişim:
-Daha sakin ve uyumludur.
-Bazen ağlama ve tutturmaları olabilir.
-Yabancı olduğu nesne ve faaliyetlerden korkabilir.
-Bazen bebek gibi davranabilir.
-Rüyaları hakkında konuşmaya başlayabilir.

Üç yaşında zihinsel gelişim:
-Yaşını, adını, soyadını, oturduğu semti bilir.
-Yaklaşık 1.000 kelime bilir.
-Bazı gramer prensiplerini kavrar.
-Bazı hikayeleri tekrar tekrar dinlemekten hoşlanır, öğrenebilir.
-Temel renkleri tanıyabilir.
-Bazı çok basit sorumluluk üstlenebilir.
-Merak edip sorular sorar.
-Dikkat süresi birkaç dakikadan uzun değildir.

DÖRT YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Dört yaşında fiziksel gelişim:
-Sıçrama,koşma,tırmanma yeteneği artar.
-Kolay yorulur.
-Sakardır.
-Bağırmaktan hoşlanır, beklenmedik seslerden korkar.
-Kendi kendine tuvalet ihtiyacını karşılar.
-Kendi giyinir,soyunur,fermuarını çeker.
-Bildiği nesnelerin resmini çizer.

Dört yaşında sosyal gelişim:
-20 dakika süreyle televizyon seyreder.
-Son karar için ailesine danışır.
-Sınırlamaları test eder.
-Tepkinizi gözlemek için argo sözler kullanır.
-Grup aktivitelerine hazırdır.
-Farklı cinsiyet rollerini bilir.
-Yetişkinlerin aktivitelerini taklit eder.

Dört yaşında duygusal gelişim:
-Zaman zaman bebek gibi davranır.
-Yeni korkular gösterebilir.
-Şakacı olma eğilimindedir.

Dört yaşında zihinsel gelişim:
-Yaklaşık 1.500-2.000kelime bilir;4-5 kelimeli cümleler kurar.
-Eğlenceli, abartılı hikayelerden hoşlanır.
-Ona kadar sayabilir; bazı şekilleri tanır.
-Bazı zaman kavramlarını anlamaya başlar. (dün,bugün,yarın)
-Sürekli ‘neden’ diye sorar.
-Yardımsız oyuncaklarını toplar.
-Basit işlerde yardım etmeyi sever.
-Doğru ve yanlış arasındaki farkı anlamaya başlar.
-Hayal ile gerçek hayatı ayırma yeteneği gelişir.

BEŞ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
5 yaşında Fiziksel gelişim:
-Süt dişleri düşmeye başlayabilir.
-Sağ veya sol el tercihi belirginleşir.
-Ayrıntılı yapıları kurar.
-Kolay yorulur.
-Kendi başına banyo yapar, yemek yer, giyinir, tuvalete gider.
-Semistructured oyunlara katılmaya başlar.
-Hareketli oyunlardan hoşlanır.
-Sesli ritim çalgılardan hoşlanır.
-Doğum ve üreme hakkında sorular sorar.

Beş yaşında duygusal gelişim:
-Duygularını kelimelerle ifade etmeye başlar.
-Kolayca utanır and cannot yet laugh at self.
-Ölüm hakkında duygular ortaya çıkar.
-Aşırı yaramazlıklar yapar.
-Bağımsızlıktan hoşlanır.
-Ağır başlı ve güvenilirdir.

Beş yaşında sosyal gelişim:
-Kurallara daha fazla uyumludur.
-Bazen ispiyon (tattle), kötü söz (name-call), vurma, itme gibi davranışlar gösterebilir.
-Farklı cinsiyet rollerini bilir.
-Basit grup ödevlerine uyum gösterir.
-Büyükleri sevindirmekten hoşlanır.
-Takes turns during playing and speaking.
-Diğer çocuklarla daha rahattır.
-Aile aktivitelerine çok ilgilidir.

Beş yaşında zihinsel gelişim:
-Harf ve kelime farkını anlamaya başlar.
-Oyunları daha fazla süreyle devam ettirir.
-Has developed an overall image of self.
-Gerçekleri ister.
-Temel renkleri bilir.
-Sağ ve sol kavramını anlar.
-2.000-2.500 kelime bilir.
-Kolay ev işlerine yardım edebilir.
-Adres ve telefon numarası öğrenebilir.
-10’a kadar sayabilir.
-Karşıtlık kavramını anlamaya başlar.
-6-8 kelimeli cümleler kurabilir.
-Paraları ayırt eder.
-Sabah, öğleden sonra, akşam, dün, bugün, yarın gibi kavramları anlar.
-Gerçek hayat ile hayal ürünü arasındaki farkı daha iyi ayırt eder.
-Tek düşüncenin kendisininki olduğuna inanır.

ALTI YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Altı yaşında fiziksel gelişim:
-Oyunlarda aktif rol almayı sever.
-Bazı motor kabiliyetleri gelişmektedir.
-Banyo yapmak istemeyebilir.
-Mum boyayla iyi boyar ancak yazı yazma ve kesmede zorlanabilir.

Altı yaşında duygusal gelişim:
-Ruh hali oynaktır.
-Eleştirilmekten hoşlanmaz.
-Yanlış yapmaktan çekinir.

Altı yaşında sosyal gelişim:
-Oyun oynarken kurallar koyar.
-Arkadaşlarını değerlendirebilir.
-Yaşıtlarıyla ortak oyunlar kurar.
-Özgürlüğüne düşkündür.

Altı yaşında zihinsel gelişim:
-Basit ev işlerini yüklenebilir.
-100’e kadar sayabilir.
-Şekil, zaman, renk, sayı gibi kavramları daha iyi anlar.
-Kaza ve maksatlı davranışları artık algılayabilir.
-Dikkat süresi 15 dakikayı geçmez.
-Fikir farklılıklarının olabileceğini anlar.

SEKİZ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Sekiz yaşında fiziksel gelişim:
-Yazı ve çizgisi ince motor yeteneğinin artmasıyla hızla ilerleyecektir.
-Dış görünümü ve davranışları konusunda rahattır.
-Kilosu ve boyuyla ilgilenir.
-Sonsuz enerjisi vardır.

Sekiz yaşında sosyal gelişim :
-Tartışır, bazen üstünlük taslar.
-Aynı zamanda sevgi dolu ve tepkilidir.
-Başkalarının fikirlerine yorumlar getirir.
-Arkadaşları arasında gruplaşmalar başlar.
-Sır saklar.
-Karşı cinse biraz hırçındır.

Sekiz yaşında zihinsel gelişim :
-İdealistir.
-Çeşitli projeler geliştirir; koleksiyon yapar.
-Verilen işi bitirmekten gurur duyar.

Sekiz yaşında ruhsal gelişim :
-Hemen utanır.
-Korku, kızgınlık, üzüntü
gibi duyguların paylaşıldığını hisseder.
-Umudu kolay kırılır.

Çalışan hamileler Nasıl Beslenmeli?

Çalışan Anne Adayı Nasıl Beslenmeli?

Çalışan anne adayları yeterli ve dengeli beslenmek için çok çaba göstermeliler. Amaç sadece bebeğin normal büyüme ve gelişmesini sağlamak değil aynı zamanda kendi sağlıklarını korumaktır.

Anne adayı yeterli beslenmezse, alması gereken besin gruplarını yetersiz alırsa;
   -Kansızlık
   -Diş çürüğü
   -Kemiklerin yumuşaması, deformasyonu
yetersiz protein alımına bağlı vücutta aşırı su toplanması görülür. Ayrıca düşük doğum ağırlıklı ve erken doğan bebekler olmaktadır. Ayrıca bebeklerin beyin gelişimini tamamlamaması da görülebilmektedir.
Anne fazla beslenirse;
Doğum sorunlarına neden olur. Sezeryan, doğum yapma zorunluluğu veya doğum tarihinin gecikmesi gibi.
Eskilerin dediği iki kişilik beslenmelisin lafı miktar olarak değil ama besin öğelerinin gereksiniminin artması anlamında doğrudur.
Örneğin;
Protein ihtiyacı 45-50g /gün iken hamilelikte 60-70g/gün, kalsiyum 800mg/gün iken hamilelikte günde 1200mg, Demir 15mg/gün iken hamilelikte 30mg, C vit amini 60mg/gün iken hamilelikte 70 mg/gün gibi artışlar olmaktadır.

Hamilelikte annenin
   -Enerji
   -Protein
   -Vitamin
   -Mineral ihtiyacı artar.
Çalışan anne adayları zaman bulamadıkları için çok dengeli beslenememekte, bazen sadece boş enerji kaynağı olan içeriğinde yağ, şeker, tuz, oranı yüksek yiyeceklere yönelmektedirler. Oysa hamilelikle enerji sadece 300kcal artmaktadır.

Bisküvi, şekerleme, çikolata, hazır meyve suları kolay ulaşılabilen ama besin ögeleri yönünden dengeli olmayan yiyeceklerdir. Protein, vitamin, mineral ihtiyacı için daha dengeli beslenmek gerekir.

4 Temel Besin Grubu Var


   1- Et,yumurta, kurubaklagilProtein, Demir, Çinko ve Cvitamininden zengindir.
Hamilelikte her gün 3 porsiyon kullanılmalıdır.

   2- Süt,yoğurt, peynir
Kalsiyumdan zengindir.
Her gün 3 porsiyon kullanılmalıdır.

   3- Ekmek, pirinç, bulgur, makarna yani tahıl grubu
Temel enerji kaynağıdır.
Her gün 4-6 dilim ekmek ve 1 porsiyon pilav veya bulgur veya makarna kullanılır.

   4- Taze sebze ve meyveler
Vitamin ve minerallerden zengindir.
Her gün 5 porsiyon kullanılır.

Çalışan anne adayları;


kahvaltıda

   1. gruptan yumurta
   2. gruptan peynir
   3. gruptan ekmek
   4. gruptan meyve veya yeşillik veya meyve suyu veya domates seçebilir.

İşyerinde kahvaltı yapıyorsa poğaça, açma yerine evde hazırlayacakları peynirli sandviç veya peynirli tost olabilir. Yanında 1 meyve veya sandviç içinde yeşillikler olmalıdır.

Öğle yemeklerinde
   1. gruptan et veya tavuk veya balık veya kurubaklagil yemeği
   2. gruptan yoğurt veya ayran veya cacık veya sütlü tatlı
   3. gruptan pilav veya makarna veya bulgur veya patates veya ekmek
   4. gruptan sebze veya salata seçilebilir.Öğle yemeklerinde eksik olan grup akşam tamamlanır. Örneğin 2. grup yoksa gece süt içilir.

Akşam yemeklerinde
   1. grup ve 4.gruptan etli veya tavuklu sebze
   2. gruptan yoğurt
   3. gruptan ekmek seçilir.

Çalışan anneler aralarda bisküvi, şekerleme, çikolata, kek yerine; süt, ayran, kuru meyve, taze meyve, peynirli sandviç, tost, taze sıkma meyve suyu gibi seçimler yapmalılar.

Lütfen dikkat

   * Kansızlığa neden olduğundan yemeklerle birlikte çay içilmemelidir. Çay yemek yendikten 1-2 saat sonra açık ve limon eklenerek kullanılmalıdır. İçecek olarak ıhlamur, nane, papatya, kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.
   * Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren diğer hazır besinler mümkün olduğu kadar yenmemelidir.
   * D vitamini güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Çalışan anne adayları öğle tatillerinde dışarı çıkmaya, kısa yürüyüşler yapmaya çalışmalıdır.
   * Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, ayran, limonata tercih edilmelidir.
   * Pekmez kan yapıcıdır. Şeker yerine pekmez kullanılabilir.
   * Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.
   * Sebze ve meyveler iyice yıkanmalıdır.

alıntı

Zerrin Aydın
Beslenme ve Diyet Uzmanı
International Polikliniği Etiler

Hamilelikte besinlere dikkat

Hamilelikte Faydalı ve Zararlı Besinler

h.beslenme Hangi gıdalar bebek için gereklidir?

Protein: Gebelikte protein gereksinimi, kansızlık olmaması için artar. Protein az alınırsa demir eksikliği anemisi gelişip, düşüklere neden olabilir. Özellikle hayvansal kaynaklı protein alınmasına özen gösterilmelidir. Ancak; anne ideal kilosundan daha fazla bir kiloda hamile kaldı ise; yağ oranı düşük proteinli gıdalar tercih edilmelidir. Proteinli gıdaların pişirilme teknikleri de annenin kendisini iyi hissetmesi için önemlidir. Buğulama, haşlama, ızgara ve fırında pişirilenler tercih edilmeli, yağda kızartmalardan kaçınılmalıdır.

Protein İçeren Gıdalar:   Kırmızı et
                                        Tavuk eti
                                        Hindi eti
                                        Devekuşu eti
                                        Balık
                                        Yumurta
                                        Peynir çeşitleri
                                        Kurubaklagiller
                                        Mantar

Vitaminler: Bütün vitaminler anne ve bebeği için gerekli olduğu gibi özellikle;

C vitamini: Proteinlerle birlikte alınırsa demir emilimini arttırır. Annenin hastalıklara karşı direncini yükseltir. Vücutta depolanan bir vitamin olmadığından meyva ve sebzeler aracılığı ile taze olarak alınmalıdır. Pişirme ve uzun süreli bekletmelerde ciddi kayba uğrar.

• Turunçgiller
• Lahana
• Çilek
• Domates
• Karnabahar
• Patates
• Kırmızı ve yeşilbiber iyi bir C vitamini kaynağıdırlar.

Folik asit: ‘Spina bifida’ yani sinir sistemi hastalığını önlemenin en etkili yoludur. Taze yeşil yapraklı sebzeler iyi bir folik asit kaynağıdırlar, vitamin kaybı olmaması için iyi yıkanmış çiğ sebzeler aracılığı ile ya da buharda az pişirme tekniği ile tüketilmelidir.

• Yeşil yapraklı sebzeler
• Fındık
• Yerfıstığı
• Karnıbahar
• Kepekli ekmek folik asit kaynağıdırlar.

Hurma: İçerdiği vitamin deposu nedeniyle gebeler için gerekli bir meyvedir. Özellikle doğuma yakın tüketilmesi içerdiği besinlerin; Oksitosin hormon salgısını arttırması nedeniyle doğumu kolaylaşmasını sağlar.

Yağlar:Tüketilen günlük enerjinin %30 unu oluşturan yağların;%10 unun doymuş yağlardan,%10 unun tekli doymamış yağlardan,%10 unun çoklu doymamış yağlardan alınması vücut için gereklidir.
Doymuş yağlar;et,süty,yumurta gibi gıdalardan da az yağlı bile olsalar alınmış olacağından ayrıca margarin ya da tereyağ tüketmeye gerek yoktur.

Karbonhidratlar :Vücudun temel enerji ihtiyacı karbonhidratlardan sağlanır..Yani ekmek –pilav-makarna tüketimine dikkat edilmeli,tüketilecek olan miktarlar diyetisyeniniz tarafından belirlenmelidir.Fazla kilolu hamilelerin saf karbonhidratlardan kaçınması gerekir.Kansızlık varsa, kepekli karbonhidratlardan kaçınılmalıdır.

Posalı (lifli) Gıdalar : Günde 40 gr lif tüketmek gebelikte kabızlık oluşumunu
engellediği gibi kansere karşı bariyer oluşturur.Taze sebze ve meyveler lif açısından zengindir.

Kalsiyum: Annenin kemik sağlığını koruması;bebeğin 8.hafta da başlayan diş ve kemiklerinin oluşması için kalsiyum gereksinimi önemlidir.İhtiyacınız ,normal ihtiyacınızızn iki katına çıkacağından tüketime özen gösterilmelidir.Kalsiyum içeren gıdalarüt-yopurt-peynir-kefir dir.Yeşil yapraklı sebzelerde de az miktar da kalsiyum bulunur.

Su : Gebelikte kabızlığın önlenmesi ,sırt ağrılarının oluşmaması için su tüketimi çok önemlidir..Günlük su ihtiyacı ortalama 1,5-2 litre kadardır.

Şeker:Enerji ve tatlı ihtiyacı için sofra şekeri yerine pekmez,bal gibi besinlerden faydalanmak daha yararlıdır.Saf şeker hiçbir besleyici değeri  olmayan enerji kaynağıdırlar.


Gebeler için önerilmeyen besinler:

• Katkı maddeleri içeren gıdalar
• Dondurulmuş yiyecekler
• Açıkta satılan gıdalar
• Açık süt-peynir ve çiğ etlerden yapılmış gıdalar
• Koyu çay, kahve, kakao. Son araştırmalar özellikle kahvenin erken doğum riski oluşturduğu yönündedir.
• Bitki çayları: Doktorunuz ve diyetisyeninize danışmadan tüketilmesi önerilmemektedir. Çayların içeriğindeki bazı etken maddeler sizi olumsuz etkileyebilir.
• Tuz: Vücutta aşırı tuz tüketimi ödem oluşmasına yani şişliğe neden olacağından böbrekleriniz zarar görüp sizi hastalandırabilir.
• Gazlı içecek ve meşrubatlar: Boş enerji kaynağı olup;annenin gereksiz kilo almasına neden olurlar.
• İyi yıkanmamış sebze ve meyvalar: Üzerlerinde kalabilecek kimyasal atıklar, bakterilerden dolayı zarar verebilirler
• İyi pişmemiş etler: Gıda Zehirlenmesine neden olabilir.
• Maydonoz: Fazla maydonoz tüketimi erken doğumu tetikleyebilir.


Zehra C. Akören
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi
Diyetisyeni

Bebek yemekleri

Yogurt


İçindekiler
100 cc süt
1 çay kaşığı yoğurt mayası

Yapılışı: Süt kaynatılır, 36-37 dereceye kadar (vücut ısısı) soğuması beklenir.1 çay kaşığı yoğurt (maya olarak) eklenir. Üstü örtülür, oda sıcaklığında kımıldatılmadan 3-4 saat bekletilir.



Muhallebi (4 ay-1 yaş arası)


İçindekiler
100 cc su (1 çay bardağı)
5 g pirinç unu (1 tatlı kaşığı)
3 ölçek formül mama

Yapılışı: Pirinç unu soğuk suda karıştırılarak pişirilir. Ocak söndürüldükten sonra 3 ölçek doktorunuzun önerdiği formül mama eklenir. Ilık kıvamda yedirilir.



Muhallebi (1 yaş ve üzeri)


İçindekiler
(1 porsiyon -100 cc) / 1 çay bardağı
100 cc süt
5 gr. pirinç unu (1 tatlı kaşığı)
5 gr. şeker (1 tatlı kaşığı)

Yapılışı: Soğuk süt temiz bir kaba konur. 1 tatlı kaşığı pirinç unu ilave edilerek ezilir, yavaş ateşte karıştırılarak pişirilir. Ocaktan indirdikten sonra şeker ilave edilir, ılık kıvamda bebeğe verilir.

Not: Kilolu bebeklerde şeker eklenmesi yapılmadan verilebilir. Kabızlığı olan bebeklerde 1 çay kaşığı sıvı yağ konulabilir.



Yoğurt Çorbası


2 su bardağı suyu kaynatın. Su kaynayınca içine 1 çorba kaşığı bulgur ya da pirinç atın. Bu arada ayrı bir kapta 2 çorba kaşığı yoğurt, 1 yumurta (eğer bebeğiniz 6 aydan küçükse yumurtasız hazırlayabilirsiniz) ve bir dolu tatlı kaşığı unu karıştırın. Bulgur piştikten sonra karışımın üzerine yavaş yavaş kaynar sudan ilave edin.Bu arada kesilmeyi önlemek için sürekli karıştırın. Sulandırdığınız karışımı tencereye boşaltıp kaynayana kadar karıştırın. Kaynadıktan hemen sonra ateşten alın. Üzerine kuru nane ve 2 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı ilave edin. Yaklaşık olarak 2 ya da 3 bebek porsiyonudur.



Sebze Püresi


1 havuç, 1 orta boy patates, bir miktar kabak, bir çorba kaşığı bulgur düdüklü tencereye konur. Yarım bardak su ilave edilir. Yaklaşık 10 dakika pişirilir. Sebzelerin vitamin değerlerinin kaybolmaması için düdüklü tencerede pişirin. Pişen sebzeleri tel süzgeçten geçirin. Bebeğiniz katı gıdaya yeni başlıyor olsa bile belenderdan geçirmeyin. Bu şekilde bebeğiniz taneli gıdaya daha çabuk alışır.

Sebze püresini plastik bardaklara porsiyonlar halinde doldurup derin dondurucuda 6 hafta saklayabilirsiniz. Bebeğinize yedirmeden önce 1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı ilave ediniz. Tuz eklemeyin. Sebze püresini mevsim sebzelerinden hazırlayabilirsiniz. Kabak yerine taze fasulye, brokoli, domates gibi sebzeler koyabilirsiniz.



Yoğurtlu Sebze Çorbası 2


Bebekler genelde yoğurt tadını çok severler. Onlara sebzeyi bu şekilde yedirebilirsiniz. 1 küçük boy patates, yarım kabak, 2-3 sap maydanoz veya ıspanak, 1 tatlı kaşığı pirinç düdüklü tencerede çok az su ile pişirilir. Ayrı bir yerde 1 kepçe yoğurt, 1 tatlı kaşığı un, yarım yumurta ( 6 aydan küçük bebek için yumurta ilave etmeyiniz) karıştırılır. Karışıma kaynar sebze suyu ilave edilerek karıştırılır. Sulandırılmış karışım diğer sebzelere eklenerek kaynatılır. Çorba koyulaşınca ateşten alınır. Üzerine istenirse kuru nane eklenir. 1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı ile servis edilir.



Pirinçli Mercimek Çorbası


Bebeğiniz mercimek çorbasını sevmiyorsa bu çorbayla ona kurubaklagil yedirmiş olursunuz. Küçük bir tencereye 2.5 bardak su , 1 çorba kaşığı kırmızı veya sarı mercimek, 1 çorba kaşığı pirinç, 1 tatlı kaşığı yağ ilave ederek pişirin. Pişen çorbaya 1 çay kaşığı tuzot ilave edin.

Yaşıtlarıyla uyumlumu

Yaşıtlarıyla  uyumlu mu?

Hepimiz sosyal bir çevrenin içinde yaşıyoruz. Bu nedenle etrafımızdaki insanlar özellikle de günlük hayatımızı paylaştığımız, sıklıkla vakit geçirdiğimiz kişiler bizler için çok önemli. Bu kişilerle iyi ilişkilere sahip olmanın temelinde ise bireylerin karşılıklı olarak birbirlerini kabul etmesi yatar.

Çocuklar için de sosyal çevre çok önemli bir olgu. Hatta çocuklar için sosyal çevre yetişkinlere göre daha da önemli diyebiliriz. Çünkü çocuklar çevrelerinden öğrendikleriyle gelişimlerini destekler ve kişiliklerini şekillendirirler. Bu çerçevede özellikle arkadaşlar oldukça hassas bir öneme sahiptirler. Çocuğun sosyal çevresinde arkadaşlarıyla uyumu, onlardan gördüğü kabul çocuğun gelişimini, ruhsal durumunu ve davranışlarını belirler. Çocuklar arkadaşların kabul gördükçe kendi varlıklarını benimser ve özgüvenlerini geliştirirler.

Ancak bazen çocuklar akranlarından kabul görmekte zorlanabilirler ve sahip oldukları sosyal çevreye uyum sağlayamayabilirler, bunun sonucunda da arkadaşları tarafından dışlanıp izole edilebilirler. İşte bu sorunların önüne geçmek için neler şimdi biraz onları tartışalım...

Aileler ve öğretmenler ne yapabilirler?

Böyle bir durumda yetişkinlerin yapması gereken en önemli şey çocuğu dikkatlice gözlemek olmalıdır. Çocuğun ne zaman, hangi koşullar atında, neden ve kimlerle uyum sorunu yaşadığını anlamak çok önemli. Bu nedenle aileler ve öğretmenler iş birliği yapmalı, çocuğu olabilince farklı ortamlarda ve koşullarda gözlemeliler ve bu sorunu yaşadığı anları tespit etmeli, daha sonra da ortak bir çözüm bulmalıdırlar.

Stratejiler...

-Çocuğun akran uyumunu kolaylaştıracak, akranlarıyla kolay iletişim kurmasını sağlayacak sosyal becerileri olmayabilir. Çocuk etrafındaki insanlarla nasıl iletişim kuracağını bilemiyor, akranlarının duygularını anlayamıyor olabilir. Bu nedenle çocuğa sosyal becerilerini geliştirecek aktiviteler yaptırmalı, çocuğun diğer kişilerin duygularını ve ihtiyaçlarını anlaması için çalışmalar yapılmalıdır. Örneğin, çocuğunuz kardeşi olmadığını ve tek çocuk yetiştiğini düşünelim, böyle bir durumda çocuğunuzu oyuncaklarını arkadaşları ile paylaşmayı bilmiyor olabilir çünkü okuldan önceki hayatında yani ev ortamında oyuncaklarını paylaşmaya hiç gerek duymamış, dolayısıyla bu sosyal durumu daha önce hiç yaşamamış olabilir. Okul yaşamına başlayınca yepyeni bir sosyal olguyla karşılaşmış ve bu duruma adapte olmakta zorlanmış olabilir.

-Anne ve babalar çocuklarını anaokuluna başlamadan önce
oyun gruplarına götürebilirler ve bu oyun gruplarında çocuklarının sosyal becerilerini geliştirmeye çalışabilirler. Çünkü okula başlamak, alıştığı ev hayatından kopmak da çocukların bir kısmında duygusal ve davranışsal sorun lar yaratabilir, bu sorunları akranlara yansıması sonucu çocuklar uyum problemi ile karşı karşıya gelebilirler. Bu nedenle çocuğa okul ortamını anlatmak ve bu ortama çocuğu hazırlamak için oyun grupları iyi bir çözüm olabilir.

-Bazen çocuklar akranları ile iletişimlerinde gerekli sosyal becerilere sahip olabilirler ancak kendilerini yeteri kadar özgüvenli hissetmeyebilirler. Böyle bir aileler ve öğretmenler çocuğun özgüvenini geliştirecek çalışmalar yapabilirler. Örneğin akran kabulu ile yapılan birçok araştırmada çocukların özgüven sağlamaları için önce kendi yaşıtlarıyla değil kendilerinden yaşça daha küçük çocuklarla sosyal ilişki kurmalarının çok faydalı olduğu tespit edilmiş. Çünkü çocuk kendinden daha küçük bir çocuğa karşı sorumluluk duyar ve onu anlamaya çalışır ve böylece kendi sosyal becerilerini geliştirir. Bu nedenle okul ortamında öğretmenler akran uyumu sorunu yaşayan çocukları kendilerinden yaşça daha küçük olan çocuklarla sosyal paylaşıma ve etkileşime sokabilir, onlar için çeşitli ortak
oyun ve paylaşım alanları yaratabilir. Aynı şekilde aileler de benzer ortamlar yaratabilir, çocukları kardeşleri ya da yaşça küçük kuzenleri ve ya komşu çocukları ile bir araya getirebilirler.